
Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) Hukuk Birimi'nin temsil ettiği gazeteci Bülent Kılıç, Akit gazetesinde yayımlanan ve kendisini "Fransız ajanı" olarak niteleyen habere karşı yaptığı bireysel başvuruda Anayasa Mahkemesi'nden (AYM) hak ihlali kararı aldı. Yüksek Mahkeme, MLSA'nın müvekkili Kılıç'ın şeref ve itibarının korunması hakkıyla bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine hükmetti.
MLSA EŞ DİREKTÖRÜ VEYSEL OK: "ZARAR TAZMİNİNE DAİR ENDER KARARLARDAN BİRİ"
MLSA Eş Direktörü Veysel Ok, kararı basın özgürlüğü açısından bir kırılma noktası olarak değerlendirdi. Ok, "Bu ve benzeri yayın politikasına sahip gazeteler geçmişte de bugün de pek çok gazeteciyi, insan hakları savunucusunu ve kamuoyunda tanınan isimleri hedef gösteren haberler yapmıştır. Ancak bu yayın politikasından zarar gören kişiler bugüne kadar uğradıkları zararı çoğunlukla tazmin edemiyordu. Bu karar, sistematik biçimde kişilik haklarına saldıran yayın organlarının bu tutumunun artık bir bedelinin olduğunu ortaya koyuyor" dedi.
Ok, kararın pratik önemine de dikkat çekti: "Hedef göstermeye yönelik yayın yapan gazeteler aleyhine defalarca dava açıldı. Ama bu davalar teknik gerekçelerle sonuçsuz kaldı. Dahası, bu gazeteler bu tür kararları aşmak için yönetim yapısını değiştirmek gibi yollara başvuruyordu. Anayasa Mahkemesi'nin bu kararı, gerçek anlamda bir adalet sağladı; zararın tazmin edilmesinin önünü açtı. Umarız bu, benzer yayın politikası izleyen medya kuruluşları için de caydırıcı bir emsal olur" diye konuştu.
İÇERİK KALDIRMA VE ERİŞİM ENGELİ TALEPLERİ REDDEDİLDİ
MLSA Hukuk Birimi'nin hukuki desteğiyle süreci takip eden Kılıç, söz konusu haberin kişilik haklarını zedelediği gerekçesiyle 5651 sayılı Kanun'un —haberin yayımlandığı tarihte yürürlükte bulunan— 9. maddesi kapsamında içeriğin kaldırılması ve erişimin engellenmesi istemiyle sulh ceza hâkimliklerine başvurdu. Talepler reddedildi; ret kararlarına yapılan itirazlar da yine sulh ceza hâkimliklerince reddedilerek süreç kesinleşti. Bunun üzerine Kılıç, MLSA Hukuk Birimi aracılığıyla Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruda bulundu.
BAŞVURUDA NE ANLATILDI?
AYM karar özetine göre Kılıç, internette yayımlanan içeriklerin kendisi hakkında itibar zedeleyici bir etki doğurduğunu, buna rağmen erişim engeli ve içerik kaldırma taleplerinin gerekçesiz ya da yetersiz gerekçelerle reddedildiğini ileri sürerek birden fazla anayasal hak başlığına dayanarak ihlal iddiasında bulundu. Başvuruda şeref ve itibarın korunması hakkının yanı sıra unutulma hakkı, lekelenmeme hakkı, özel hayatın gizliliği, masumiyet karinesi ve adil yargılanma hakkına ilişkin iddialar da yer aldı. Mahkeme, başvuruyu esasen şeref ve itibarın korunması hakkıyla bağlantılı olarak etkili başvuru hakkı çerçevesinde ele aldı.
AYM'NİN TEMEL TESPİTİ: "ETKİLİ BİR KORUMA SAĞLANAMADI"
Başvuruyu inceleyen AYM Birinci Bölümü, 24 Aralık 2025 tarihli ve B. No: 2021/22090 sayılı kararında, sulh ceza hâkimliklerindeki ret sürecinin başvurucunun kişilik haklarına ilişkin şikâyetlerini giderecek ölçüde etkili bir koruma sağlamadığı sonucuna vardı. Mahkeme, erişim engeli ve içerik kaldırma mekanizmasının uygulandığı dönemde usul güvenceleri bakımından yetersiz kaldığını; bu nedenle kişilik haklarına yönelik müdahalelere karşı etkili başvuru imkânı sunmadığını değerlendirdi. Sonuç olarak AYM, Anayasa'nın 17. maddesiyle bağlantılı olarak 40. maddesinde düzenlenen etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine karar verdi.
TAZMİNATA HÜKMETTİ, GENEL MAHKEME YOLU DA AÇIK
Mahkeme, MLSA müvekkili Kılıç lehine manevi tazminata hükmetti. Ayrıca kararda, söz konusu içeriğin erişilebilirliğinin sürmesi hâlinde devam eden ihlallerin sonlandırılması için genel hukuk mahkemelerinde dava yolunun kullanılabileceğine de işaret edildi.