Basın örgütlerinden ortak açıklama: Gazetecilik suç değildir, haber alma hakkı engellenemez

18 Eylül 2026
Basın örgütlerinden ortak açıklama: Gazetecilik suç değildir, haber alma hakkı engellenemez

Basın meslek örgütleri, son dönemde gazetecilere dönük saldırıları ve erişim engelleri ortak açıklama ile protesto ederek haber alma hakkının engellenmesini kınadı

Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG), Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA), Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) ve basın meslek örgütleri ile basın ve ifade özgürlüğü kuruluşları, onlarca dijital medya hesabı ve haber sitesine getirilen erişim engelleri ile haber içerikleri gerekçe gösterilerek yürütülen tutuklamalara tepki gösterdi.

Ortak açıklamada, gazeteci Tuğba Tekerek'in Gürcistan’daki LGBTİ+ hareketine ilişkin yaptığı bir haber nedeniyle soruşturmaya dahil edilmesi ve tutuklanması eleştirildi. Tekerek’in tek bir haber içeriği nedeniyle özgürlüğünden alıkonulmasının, insan hakları alanındaki haberciliğin ceza soruşturmalarının konusu haline getirildiğini gösterdiği belirtildi. MLSA'nın yayımladığı ortak açıklamada da Tekerek'in gazetecilik faaliyeti nedeniyle özgürlüğünden alıkonulmasına dikkat çekildi.

Açıklamada, 12 Eylül'de İstanbul 7. Sulh Ceza Hâkimliği'nin 2026/9559 sayılı kararıyla kaosgl.org, Velvele ve ÜniKuir'in internet siteleri ile çok sayıda sosyal medya hesabına erişim engeli getirildiği ifade edildi. Kararın gazeteci ve Kaos GL Genel Yayın Yönetmeni Yıldız Tar'ın kişisel sosyal medya hesaplarının yanı sıra gazeteciler, avukatlar ve hak savunucularına ait hesapları da kapsadığı kaydedildi.

Ortak açıklamada, operasyonların başladığı 12 Eylül'den bu yana 116 kişinin gözaltına alındığı, 82 kişinin ise tutuklandığı belirtildi. 17 Eylül itibarıyla 116 gözaltı ve 82 tutuklama bilgisi farklı haber kaynaklarında da yer aldı.

Gazetecilik faaliyetleri soruşturma konusu

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada Kaos GL'nin internet sitesi ve sosyal medya hesaplarındaki yayınların Türk Ceza Kanunu'nun 226. maddesindeki “müstehcenlik” suçlamasına gerekçe gösterildiği belirtilen açıklamada, soruşturma evrakında hangi içeriğin somut olarak suç oluşturduğunun açık biçimde ortaya konulmadığı savunuldu.

Gazetecilerin cihazlarına el konulmasının da haber kaynaklarının gizliliği açısından ciddi risk oluşturduğu vurgulanan açıklamada, dijital materyallerde bulunan kaynaklarla yazışmaların ve hassas iletişimlerin açığa çıkabileceğine dikkat çekildi.

“LGBTİ+'ların yaşadığı hak ihlallerini haberleştirmek gazetecilik faaliyetidir” denilen açıklamada, ayrımcılığa uğrayan toplulukların sesini duyurmanın basının temel işlevlerinden biri olduğu belirtildi.

Açıklamada, haber sitelerinin toplu biçimde erişime engellenmesinin yalnızca gazetecileri değil, toplumun haber alma hakkını da etkilediği ifade edildi. Basın ve ifade özgürlüğünün Anayasa'nın 26 ve 28'inci maddeleri ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 10'uncu maddesi kapsamında güvence altında olduğu hatırlatıldı.

Erişim engelleri genişledi

13 Eylül'de Bakırköy 4. Sulh Ceza Hâkimliği'nin 2026/9112 sayılı kararıyla erişim engellerinin kapsamının genişlediği belirtildi. Karar kapsamında Evrensel gazetesi, Uluslararası Af Örgütü Türkiye, Barış Akademisyenleri ve MLSA'nın da aralarında bulunduğu çok sayıda kuruluşun sosyal medya hesaplarının erişime engellendiği bildirildi. Kararın 48 X hesabı, 10 Instagram hesabı ve bir internet sitesini kapsadığı aktarıldı.

Evrensel gazetesi, kararın 5651 sayılı Kanun'un 8/A maddesinde yer alan “milli güvenlik ve kamu düzeninin korunması” gerekçesine dayandırıldığını duyurdu. Gazetenin X hesabına yönelik kararın henüz platform tarafından uygulanmadığı da bildirildi.

Basın ve ifade özgürlüğü örgütleri, farklı gazeteci, hak örgütü ve sivil toplum kuruluşlarının hesaplarının aynı dönemde erişime engellenmesinin, haber alma ve ifade kanallarına ilişkin kaygıları artırdığını belirtti.

“Gazetecilik suç değildir”

İmzacı kurumlar, yetkililere gazetecilik faaliyeti nedeniyle özgürlüğünden alıkonulanların serbest bırakılması, haber siteleri, gazeteciler ve sivil toplum kuruluşlarının hesaplarına yönelik erişim engellerinin kaldırılması çağrısında bulundu.

Açıklamada ayrıca soruşturmalara ve erişim engellerine gerekçe gösterilen içeriklerin ve hukuki dayanakların kamuoyuyla şeffaf biçimde paylaşılması, gazetecilerin cihazlarında bulunan haber kaynaklarına ilişkin verilerin korunmasının güvence altına alınması istendi.

İmzacılar: Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA), Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD), PEN Norway, Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG), Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI), Norveç Helsinki Komitesi, Türkiye Gazeteciler Sendikası ve Punto24 Bağımsız Gazetecilik Derneği (P24).