Beş gazetecinin altıncı duruşması görüldü

13 Şubat 2026
Beş gazetecinin altıncı duruşması görüldü

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun ismini açıkladığı bilirkişi Satılmış Büyükcanayakın ile yapılan telefon görüşmesinin yayımlanması nedeniyle gazeteciler Barış Pehlivan, Seda Selek, Serhan Asker, Suat Toktaş ve Kürşad Oğuz’un “kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları kaydetmek ve yayımlamak” suçlamasıyla yargılandıkları davanın altıncı duruşması İstanbul 54. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Duruşmaya sanık gazetecilerden yalnızca Kürşad Oğuz katıldı. Diğer sanıkların avukatları salonda hazır bulundu.

Mahkeme başkanı, bir önceki celse gazeteciler hakkındaki adli kontrol kararının kaldırıldığını, ancak savcılığın bu karara itiraz ettiğini belirtti. Hakim, itiraz nedeniyle dosyanın üst mahkeme olan ağır ceza mahkemesine gittiğini, iki celse arasında dosyanın üç ayrı ağır ceza mahkemesini dolaştığını ve bu nedenle “gölge dosya” oluştuğunu ifade etti.

Hakim ayrıca bir önceki celse SEGBİS üzerinden alınan savunmaların çözümünün hâlâ yapılmadığını söyledi.

Ancak daha sonra dosyada, adli kontrol kararının üç ağır ceza mahkemesinde dolaştığına dair herhangi bir belgenin bulunmadığı görüldü. İtirazın 3 Şubat tarihinde İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından reddedildiği dosyaya yansıdı.

BİLİRKİŞİ ARA CELSEDE 'GİZLİCE' DİNLENDİ, SAVUNMAYA HABER VERİLMEDİ

Gazeteciler hakkında şikâyetçi olan ve dört celsedir dinlenemediği için hakkında bu celseye zorla getirilme kararı çıkarılan bilirkişi Satılmış Büyükcanayakın’ın 21 Ocak’ta mahkemeye geldiği ve mahkemenin ara celse açarak müşteki konumundaki Büyükcanayakın’ın ifadesini aldığı ortaya çıktı.

Ara celsenin sanıklar ve avukatlarına haber verilmeden yapıldığı belirtildi.

Bu nedenle şikâyetçi ile sanıklar mahkeme salonunda yüz yüze gelemedi. Sanık avukatları da müşteki Satılmış Büyükcanayakın’a soru yöneltemedi.

“YÜZ YÜZELİK İLKESİ İHLAL EDİLDİ”

Barış Pehlivan’ın müdafii Hüseyin Ersöz, mahkemeye yaklaşık bir saat önce reddi hâkim talebi sunduklarını açıkladı.

Ersöz, “Objektif tarafsızlığınızı yitirdiğinizi düşünüyoruz. Bu dosya bir gazetecilik faaliyeti nedeniyle açıldı ve gazeteciler özgürlüklerinden mahrum bırakıldı. Müştekiyle yapılan bir söyleşi nedeniyle gazeteciler suçlanıyor” dedi.

Bilirkişi Satılmış Büyükcanayakın’ın sanık ve avukatlara haber verilmeden ara celsede dinlenmesini adil yargılanma hakkının ihlali olarak nitelendiren Ersöz şöyle devam etti:

“Sanıklar ve müdafileri müştekiyle karşı karşıya getirilmiyor, soru sorma hakkımız engelleniyor. Bu durum, müşteki ile sanık ve müdafilerinin özellikle karşı karşıya getirilmek istenmediğini gösteriyor. Bu uygulama tarafsızlığınıza gölge düşürmüştür. Bu nedenle reddinizi ve dosyadan çekilmenizi talep ediyoruz.”

Barış Pehlivan’ın müdafii avukat Enes Ermaner de, bir önceki celse mahkemenin müştekinin dinlenmesinin zorunlu olduğunu belirttiğini ve bu nedenle zorla getirilme kararı çıkardığını hatırlatarak, “Ancak müşteki ara celsede dinlendi ve bize haber verilmedi. Müştekiye soru sorma hakkımız engellendi. Bu da adil yargılamanın ihlalidir” dedi.

Mahkeme başkanı, “Elbette beni reddetmek hakkınız, böylece ilk kez reddedilmiş oluyorum” ifadelerini kullandı. Ardından reddi hâkim talebinin reddine karar verdi ve talebin incelenmesi için dosyanın İstanbul nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesine hükmetti.

Bir sonraki duruşma 12 Haziran saat 14.30’da yapılacak.

SATILMIŞ BÜYÜKCANAYAKIN ARA CELSEDE NE DEDİ?

21 Ocak tarihli ara celse tutanağına göre müşteki Satılmış Büyükcanayakın beyanında şu ifadeleri kullandı:

“Her ne kadar mahkemenizde görülen yargılamada duruşmalara katılamamış isem de, sağlık sebeplerimden ötürü katılamadım, ayrıca söz konusu tarihler itibariyle birden fazla cenazem vardı, onlarla ilgilendim.”

“Mahkemenizde çıkartılan zorla getirme emrine istinaden çıkan haberleri internet üzerinden gördüm. Sağlık sebeplerimin de bulunmasından ve 13 Şubat tarihindeki duruşmaya il dışında olabilmem ihtimalinden ötürü şu an mahkemenizde beyan vermek istiyorum.”

“Ben bilirkişilik bölge kuruluna kayıtlı bilirkişiyim, vergi, kamu ihaleleri, ticari mali konularda uzmanlığım vardır, birçok dosyada bu hususlarda farklı farklı bilirkişilik yaptım, halen de yapmaya devam ediyorum.”

“Olay tarihinde Ekrem İmamoğlu’nun basın toplantısından sonra bilmediğim bir numaradan arandım, açtım, kendisini Barış Pehlivan olduğunu söyledi.”

“Ben kendisine konuşmak istemediğimi beyan ettim, ısrarla bana söz konusu olayla ilgili sorular sormak istedi, Halk TV’ye davet etti, ben de işim olmaz diye yanıt verdim.”

Mahkeme, “suçtan zarar görme ihtimaline binaen CMK 237 ve devamı maddeleri uyarınca müştekinin katılan olarak duruşmalara kabul ve tayinine” karar verdi.

NE OLMUŞTU?

Gazeteciler Barış Pehlivan, Seda Selek, Serhan Asker, Suat Toktaş ve Kürşad Oğuz; İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun kamuoyuna açıkladığı bilirkişi Satılmış Büyükcanayakın ile yaptıkları telefon görüşmesini yayımladıkları gerekçesiyle yargılanıyor.

Dava bir yılı aşkın süredir sürüyor. Dört duruşma boyunca müşteki mahkemeye gelmemiş, kolluk güçleri adresinde kendisine ulaşamamış, çevrede kendisini tanıyan kimse bulunamamıştı. Bu nedenle zorla getirme kararı çıkarılmıştı.

Müştekinin yokluğu nedeniyle dava ilerleyememiş; gazeteciler hakkında uygulanan yurtdışı yasağı fiilen cezaya dönüşmüş, gazeteciler çocuklarını göremediklerini ve mesleki faaliyetlerini sürdüremediklerini dile getirmişti.

ADİL YARGILAMA HAKKI VE YÜZ YÜZELİK İLKESİ NEDEN ÖNEMLİ?

Ceza yargılamasında “yüz yüzelik ilkesi”, sanık ile aleyhine beyanda bulunan kişinin mahkeme huzurunda karşı karşıya gelmesini ve savunmanın doğrudan soru sorma hakkını kullanabilmesini ifade ediyor. Bu ilke şu nedenlerle hayati önemde kabul ediliyor:

Çapraz sorgu hakkı: Savunmanın, müştekiye doğrudan soru sorarak beyanın doğruluğunu test etme hakkı var.

Hâkimin doğrudan gözlemi: Hâkimin, kararını yalnızca dosya üzerinden değil, duruşmada tartışılan ve yüz yüze dinlenen delillere dayanarak oluşturması gerekiyor.

Silahların eşitliği ilkesi: Savcılık ve savunmanın eşit koşullarda delilleri tartışabilmesi gerekiyor.

Sanık ve müdafilerine haber verilmeden ara celsede müştekinin dinlenmesi, savunmanın soru sorma hakkını ortadan kaldırıyor. Bu durum savunmayı fiilen devre dışı bırakıyor ve yargılamayı tek taraflı hâle getiriyor.

Bu nedenle avukatlar, müştekinin özellikle sanıklarla yüz yüze getirilmemesinin adil yargılamayı ihlal ettiğini ve tarafsızlık görüntüsünü zedelediğini savundu.

Kaynak:https://www.mlsaturkey.com/tr/mahkeme-mustekiyi-gizlice-bilirkisi-buyukcanayakin-sikayet-ettigi-gazetecilerle-yuz-yuze-gelmekten-kacti