Bilirkişi davasında gazetecilerin yurt dışı yasağı kaldırıldı

13 Ocak 2026
Bilirkişi davasında gazetecilerin yurt dışı yasağı kaldırıldı

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun 27 Ocak 2025'te düzenlediği basın toplantısında adını açıkladığı bilirkişi Satılmış Büyükcanayakın ile yapılan görüşmenin Halk TV'de yayınlanması gerekçe gösterilerek gazeteciler Barış Pehlivan, Suat Toktaş, Seda Selek, Kürşad Oğuz ve Serhan Asker'in "kayda alınan konuşmaların basın, yayın yoluyla yayınlanması", "kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları kayıt etmek" (TCK 133/3-2) suçlamalarıyla yargılandığı davanın dördüncü duruşması 13 Ocak 2026 günü İstanbul 54. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü.

P24 tarafından takip edilen duruşmada Barış Pehlivan, Suat Toktaş ve Kürşad Oğuz ile sanık avukatları hazır bulundu. Seda Selek ve Serhat Asker ise duruşmaya katılmadı.

Hakkında zorla getirme kararı olan müşteki bilirkişinin katılmadığının görüldüğü duruşmada savunmalara başlanmadan önce hakim, dosyada eksikler olduğunu ve müştekinin dinlenilmesi gerektiğini söyledi. Daha sonra ilk olarak gazeteci Barış Pehlivan savunmasını yaptı.

Pehlivan, "Tamamen gazetecilik saikiyle bir meselenin aktörü olan bilirkişiyi aradım. Amacım son derece açıktı: Hakkınızda bir iddia var, bu iddiaya ilişkin ne söylemek istersiniz? En temel, en sıradan gazetecilik refleksi budur ve ben yalnızca bunu yaptım. Müştekiyi aramadan sadece İmamoğlu'nun iddialarını dile getirseydik asıl o zaman eksiklik olurdu. Biz iyi gazetecilik yaptığımız için yargılanıyoruz. Eğer söz konusu görüşme ve röportaj kaydının yayınlanması nedeniyle bizler sanık sandalyesindeysek, aynı kaydı hesaplarında paylaşan AKP’li Hamza Dağ ve eski AKP Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek neden sanık sandalyesinde değildir?" diye sordu.

Hakkında ilk kez yurt dışı yasağı kararı verildiğini belirten Pehlivan, "Bir yıldır İtalya'da yaşayan kızımı göremiyorum. Bu davadan dolayı mı kaçacağım, adli kontrol tedbirinin kaldırılmasını talep ediyorum" dedi.

Pehlivan'ın ardından avukatı Enes Hikmet Ermaner’in beyanlarına geçildi. Ermaner, "Soruşturma şartı oluşmamış bir dava ile karşı karşıyayız. Bu dosyanın düşürülmesi gerekir. Müştekinin ifadesi alınmadı diye bu dava sürüncemede kalıyor” diyerek tüm sanıklar yönünden adli kontrol kararlarının kaldırılmasını talep etti.

"SADECE GAZETECİLİK YAPTIK"

Bu davada suçlananın gazetecilik olduğunu vurgulayarak savunmasına başlayan gazeteci Kürşad Oğuz, "Bizim siyasi bir amacımız yok sadece gazetecilik yaptık” dedi.

"Bu olaya nereden bakarsanız bakın bir gazetecilik faaliyeti olduğu ortada ve bunun bir basın özgürlüğü olarak değerlendirilmesi gerekir" diyen Oğuz'un avukatı Beliz Özkan, adli kontrol tedbirinin kaldırılmasını gerektiğini söyledi. Özkan, "Aslında ceza vermeden biz bu dosyada cezalandırıldık resmen. Müvekkilimin işinin büyük bölümü yurt dışında ama bir yıldır yurt dışına çıkamıyor. Ceza vermeden ceza çektiriliyor" diye konuştu.

Gazeteci Suat Toktaş savunmasında, "38 yıllık gazeteciyim, bugün son derece temel bir gazetecilik faaliyeti nedeniyle yargılanıyoruz. Açık söyleyeyim, bu durum kendi başına zaten ciddi bir cezalandırmaya dönüşmüş durumda. Yargılamanın konusu ‘izinsiz’ ses kaydıdır. Ancak dosyada çok net bir tablo vardır. Müşteki arandığında, arayan kişinin hangi kurumdan aradığı söyleniyor, ismi belirtiliyor, karşılıklı konuşuluyor. İstediği noktada konuşmayı sonlandırma imkânı da var. Bunların tamamı dosyada mevcut. Buna rağmen ‘izinsiz’ ses kaydından söz ediliyor. Ayrıca şunu da hatırlatmak isterim, aynı gün Yeni Şafak gazetesine konuşuyor. Ertesi gün basılı gazetede röportajı çıkıyor. Yani ortada açıkça bir konuşma ve açıklama iradesi var. Sadece bizimle konuşulmuş bir durum da değil" dedi.

Bir yıldır fiili olarak cezalandırıldıklarını vurgulayan Toktaş da yurt dışı çıkış yasağının kaldırılmasını talep ederek savunmasını tamamladı. Suat Toktaş'ın avukatı Serhat Çetin "Müşteki duruşmaya gelmemek için her şeyi yapıyor. Adli kontrolün kaldırılmasını istiyoruz, müştekiyi mutlaka dinleyin, tek talebim bu. Bu yönde bir ara karar oluşturmanızı talep ediyorum" dedi.

Seda Selek'in avukatı Buse Şahin de müvekkilinin yurt dışı çıkış yasağının kaldırılmasını istedi.

Savcı, eksik hususların giderilmesini ve sanıklar hakkındaki adli kontrol tedbirinin "bu aşamada ölçülü olacağını" belirterek devamına karar verilmesini talep etti.

Mahkeme, sanıklar hakkındaki yurt dışı çıkış yasağının kaldırılmasına karar verdi. Müştekinin zorla getirilmesine de karar veren mahkeme, davayı 13 Şubat 2026 tarihine erteledi.

DAVANIN GEÇMİŞİ

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, 27 Ocak 2025'te düzenlediği basın toplantısında Beşiktaş, Esenyurt belediyeleri ve kendisi hakkında yürütülen bazı soruşturmalardaki bilirkişinin Satılmış Büyükcanayakın olduğunu söylemişti. İmamoğlu'nun adını açıkladığı bilirkişi ile yapılan telefon görüşmesinin kaydının Halk TV'de yayınlandığı gerekçesiyle önce gazeteci Barış Pehlivan gözaltına alınmıştı. Daha sonra Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş, Halk TV Koordinatörü Kürşad Oğuz, Halk TV sunucusu Seda Selek ve Halk TV Sorumlu Müdürü Serhan Asker gözaltına alınmıştı. Dört gazeteci serbest bırakılırken Suat Toktaş'ın tutuklanmasına karar verilmişti. Soruşturmanın tamamlanmasıyla iddianame hazırlanarak ilk duruşmanın 4 Mart 2025’te görülmesine karar verilmişti.

Gazeteciler Barış Pehlivan ile Kürşad Oğuz hakkında "kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları kaydetmek", "yargı görevini yapanı etkileme" ve "kayda alınan konuşmaların basın, yayın yoluyla yayınlanması" suçlamaları, Suat Toktaş, Seda Selek ve Serhan Asker hakkında ise “kayda alınan konuşmaların basın yayın yoluyla yayınlanması" ve "yargı görevini yapanı etkileme” suçlamalarıyla açılan davanın 4 Mart 2025 tarihli ilk duruşmasında mahkeme, 30 Ocak 'tan beri tutuklu olan gazeteci Toktaş'ın tahliyesine karar vermişti.

"Yargı görevini yapanı etkileme” suçundan tüm sanıkların beraatına hükmeden mahkeme, “kişiler arasındaki aleni konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması” suçlaması yönünden ise dava şartı olan uzlaşma prosedürü gerçekleşmediğinden dosyanın uzlaşma bürosuna gönderilmesine karar vermişti. Mahkeme, tüm sanıklar hakkındaki yurt dışına çıkış yasağının da devamına karar vermişti.

4 Mart'taki duruşmadan sonra 13 Mart'ta tensip zaptı düzenleyen mahkeme, "kayda alınan konuşmaların basın, yayın yoluyla yayınlanması" ve "kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları kaydetmek" suçlamalarıyla gazeteciler hakkındaki yeni duruşmanın 13 Mayıs 2025’te görülmesine karar vermişti.

Kaynak:https://expressioninterrupted.com/tr/bilirkisi-davasinda-gazetecilerin-yurt-disi-yasagi-kaldirildi/