
“Ekim Ayı Gazetecilere Yönelik Hak İhlalleri Raporu”nu açıklayan DFG, gazetecilere dönük baskının bu ayda da yoğun olarak sürdüğü, baskılara karşı gazetecilerin direndiği belirtildi.
Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG), “Ekim Ayı Gazetecilere Yönelik Hak İhlalleri Raporu’nu açıkladı. Raporda, gazetecilerin yaptıkları haberler, yürüttükleri gazetecilik faaliyetleri ve dijital medya paylaşımları nedeniyle gözaltına alınması, tutuklanması, haklarında soruşturma açılması; medya kuruluşlarına yönelik baskınlar, yayın durdurma kararları ve erişim engellerinin Ekim ayında da sürdüğüne dikkat çekildi.
Raporda 20 gazetecinin gözaltına alındığı, 6 gazetecinin tutuklandığı, 8 gazeteci hakkında soruşturma yürütüldüğü, 3 gazeteci hakkında dava açıldığının tespit edildiği belirtildi. Raporda, “Bir medya kuruluşunun binasına baskın düzenlenmiş, bir gazeteci kötü muameleye maruz bırakılmış, iki olayda gazetecilerin haber takibi engellenmiştir. Gazetecilere verilen hapis cezalarının toplamı ise 3 yıl 2 ay 20 güne ulaşmıştır. İki gazeteci hakkında ev hapsi kararı verilmiştir. 3 Kasım 2026 itibarıyla cezaevlerinde bulunan gazeteci sayısı 33’tür. Bu veriler, gazetecilere yönelik baskıların münferit olaylardan ibaret olmadığını; gazeteciliğin yapılmasını, haberin kamuoyuna ulaştırılmasını ve toplumun bilgi edinme hakkını doğrudan etkileyen bir tablo ortaya çıkardığını göstermektedir” ifadelerine yer verildi.
TUTUKLAMALAR
Raporda, “Fon soruşturması” kapsamında gazeteciler İsmail Saymaz, Murat Ağırel, Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı’nın gözaltına alındığı, Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı’nın tutuklandığına da yer verilerek, “Murat Ağırel hakkında önce ev hapsi kararı verilirken ardından yeniden gözaltına alınarak tutuklama kararı uygulandı” denildi.
Raporun devamında şunlara yer verildi: “BirGün muhabiri İsmail Arı'nın eski RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin'in şikâyeti üzerine tutuklanması ve yerel haber sitesi sahibi Hasan Güraksu'nun tutuklanması da gazetecilere yönelik yargı baskısının farklı alanlarda sürdüğünü göstermektedir. JINNEWS Haber Editörü Öznur Değer'e 1 yıl 6 ay, Yeni Yaşam gazetesinin eski editörü Osman Akın'a ise 10 ay hapis cezası verilmiştir. JINNEWS muhabiri Rabia Önver hakkında dijital medya paylaşımları gerekçe gösterilerek soruşturma başlatılmıştır.
MEDYA KURULUŞLARINA BASKILAR ARTTI
Ekim ayında medya kuruluşlarına yönelik baskılar, yayın faaliyetlerinin durdurulmasına ve dijital mecraların erişime kapatılmasına kadar varmıştır. Halk TV'nin İstanbul'daki binasına 14 Ekim'de baskın düzenlenmiş, kanala kayyum atanmış ve yayınları durdurulmuştur. Kanalın YouTube, X, Facebook, Instagram, TikTok ve Telegram hesaplarına erişim engeli getirilmiş; platformlar söz konusu hesapları Türkiye'den erişilemez hale getirmiştir.
Mezopotamya Ajansı, Yeni Yaşam, Azadiya Welat, T24, bianet, BirGün ve Kısa Dalga, gibi medya kuruluşları da internet siteleri veya dijital medya hesapları üzerinden erişim engelleri ve platform müdahaleleriyle karşı karşıya kalmıştır. Mezopotamya Ajansı'nın internet sitesi ve X hesabına yönelik engellemeler, Yeni Yaşam'ın dijital medya hesaplarına getirilen kısıtlamalar ve gazetenin internet sitesinin 31 Ekim'de erişime engellenmesi, özellikle özgür basın kuruluşlarının dijital alandaki faaliyetlerinin hedef alındığını ortaya koymaktadır.
Ekim ayında 231 dijital medya içeriğine ve 22 habere erişim engeli getirilmiş, 4 internet sitesi erişime kapatılmıştır. Bu uygulamalar, sansürün yalnızca belirli haberlerin yayından kaldırılmasıyla sınırlı kalmadığını; gazetecilerin ve medya kuruluşlarının haberlerini kamuoyuna ulaştırdığı kanalların da hedef alındığını göstermektedir.
Ekim ayında Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) tarafından yayın kuruluşlarına yönelik yaptırımlar da sürmüştür. Fon soruşturmasına ilişkin haber ve değerlendirmeleri nedeniyle SZC TV ve Koza TV'ye para cezaları verilmiş, Murat Ağırel'in tutuklanmasına ilişkin yorumları nedeniyle Sözcü TV hakkında da yaptırım uygulanmıştır. Ekim ayında toplam 7 yayın yasağı kararı alınmıştır.”
162 GAZETECİ İŞSSİZ KALDI
Basın özgürlüğüne yönelik ihlallerin yalnızca gözaltı, tutuklama, dava ve sansür uygulamalarıyla sınırlı olmadığının altı çizilen raporda, “Medya sektöründe yaşanan ekonomik sorunlar ve işten çıkarmalar da gazetecilerin mesleki güvencesini ve bağımsız habercilik yapma imkânlarını doğrudan etkilemektedir. Ekim ayı raporunda en az 162 gazetecinin işsiz kalırken TELE2 Haber, RTÜK yayın lisans ücretini ödeyememesi nedeniyle yayınlarını sonlandırırken Cem TV de yayın hayatına son vermiştir. Manşetiz'de çalışan gazetecilerin ücretlerinin gecikmesi, yemek kartlarının yatırılmaması ve sistem erişimlerinin kapatılması sonrasında 12 gazeteci işten çıkarılmıştır. Yeni Şafak, GZT ve TVNET bünyesinde yaklaşık 100 kişinin işine son verilmiş; Sözcü bünyesinde ise 50 çalışan işten çıkarıldığı iddia edilmiştir” ifadelerine yer verildi. Raporun değerlendirmesinde, “Ekim 2026 verileri, gazetecilerin mesleki faaliyetleri nedeniyle gözaltı ve tutuklamalarla karşı karşıya bırakıldığını, haber kuruluşlarının yayınlarının durdurulduğunu, dijital mecraların erişime kapatıldığını ve medya çalışanlarının ekonomik güvencesinin giderek zayıfladığını ortaya koymaktadır. Adli süreçler, idari yaptırımlar, dijital sansür ve ekonomik baskılar birlikte değerlendirildiğinde, gazeteciliğin çalışma alanının çok yönlü biçimde daraltıldığı görülmektedir” denildi.
BASKILARA KARŞI DİRENİŞ
Ekim ayının önemli bir gelişmesinin de tüm bu saldırılara karşı gazetecilerin 24 Ekim’de 10 ilde yaptığı eylem olduğunun ifade edildiği raporda devamla şunlara yer verildi: “24 Ekim’de gazetecilerin 10 ilde gerçekleştirdiği yürüyüşler, basın özgürlüğüne yönelik baskılara karşı meslek örgütlerinin ve gazetecilerin ortak mücadele iradesini ortaya koymuştur. Gazetecilerin farklı kentlerde bir araya gelerek seslerini yükseltmesi, tutuklamalara, sansüre ve mesleki faaliyetlerin engellenmesine karşı dayanışmanın önemini bir kez daha göstermiştir. Bu yürüyüşler, basın özgürlüğü mücadelesinin yalnızca gazetecilerin değil, halkın haber alma hakkını savunan herkesin ortak sorumluluğu olduğunu ortaya koymaktadır.
YAYIN ÖZGÜRLÜĞÜ GÜVENCE ALTINA ALINMALI
DFG olarak bir kez daha vurguluyoruz: Gazetecilik suç değildir. Gazetecilerin haberleri ve mesleki faaliyetleri nedeniyle hedef alınması, toplumun haber alma hakkına yönelik doğrudan bir müdahaledir. Basın kuruluşlarının yayınlarının durdurulması, internet sitelerinin ve dijital medya hesaplarının erişime engellenmesi, kamusal tartışma ve bilgi edinme hakkını sınırlandırmaktadır. Bu kapsamda gazetecilere yönelik gözaltı, tutuklama ve yargı süreçlerine son verilmesini; gazetecilik faaliyetleri nedeniyle cezaevinde bulunan gazetecilerin serbest bırakılmasını; haber siteleri ve dijital medya hesaplarına yönelik erişim engellerinin kaldırılmasını; medya kuruluşlarının yayın özgürlüğünün güvence altına alınmasını talep ediyoruz.”
İHLALLER
Raporda, 20 gazetecinin gözaltına alındığı, 6 gazetecinin tutuklandığı, iki gazetecinin haber takibinin engellendiği, cezaevinde 1 hak ihlalinin yaşandığı, 8 gazeteci hakkında soruşturma; 3 gazeteci hakkında dava açıldığı belirtildi. Gazetecilere 3 yıl 2 ay 20 gün ceza, 2 gazeteciye ise ev hapsinin verildiği raporda yer alırken, 24 gazetecinin yargılamasının sürdüğü ifade edildi. Raporda, tutuklu gazeteci sayısının 3 Kasım itibariyle 33 olduğu belirtildi. 162 gazetecinin işine son verilirken, 1 gazetenin ilan reklam cezası aldığı 9 yayına RTÜK cezası verildiği, 3 internet sitesinin kapatıldığı, 22 habere erişim engeli getirildiği 231 sosyal medya içeriğine erişim engeli getirildiği belirtildi.