
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı, T24’te yayımlanan bir haber nedeniyle gazeteci T24 Genel Yayın Yönetmeni Doğan Akın ve savunmanlığını MLSA Hukuk Birimi'nin üstlendiği Ceren Bala Teke hakkında yapılan suç duyurusunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Savcılık, haberin basın özgürlüğü kapsamında kaldığını ve suçların unsurlarının oluşmadığını belirtti.
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı, T24 Genel Yayın Yönetmeni Doğan Akın ve savunmanlığını Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği’nin (MLSA) yaptığı gazeteci Ceren Bala Teke ve hakkında, T24’te yayımlanan bir haber nedeniyle yapılan suç duyurusunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Kararda, haberde yer verilen iddiaların haberleştirilmesinin basın özgürlüğü kapsamında kaldığı ve şüphelilere yöneltilen suçların unsurlarının oluşmadığı belirtildi.
Soruşturma, 9 Nisan’da T24 haber sitesinde yayımlanan, “Kızları katledilen aileye Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği avukatlarından ‘icra’ tehdidi: ‘Gönüllü destek dediler, icrayla tehdit ediliyoruz’” başlıklı haber üzerine yapılan suç duyurusuyla başlatıldı.
Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği, dernek başkanı Müjde Tozbey ve avukat Çisel Demirkan Sakallı tarafından yapılan suç duyurusunda, haberin gerçeğe aykırı ve yanıltıcı içerikler taşıdığı ileri sürüldü.
Dilekçede Doğan Akın’ın T24 Genel Yayın Yönetmeni olarak haberin yayımlanmasında editoryal sorumluluğu bulunduğu ileri sürüldü. Akın’ın haberin doğruluğunu denetleme ve hukuka aykırı içeriklerin yayımlanmasını engelleme yükümlülüğü bulunduğu iddia edildi.
Şikâyetçiler, olayın “hakaret”, “iftira” ve “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçları kapsamında değerlendirilmesini istedi.
TEKE, AİLE VE AVUKATIN GÖRÜŞLERİNE YER VERDİ
Savcılık kararında Teke’nin soruşturma kapsamında verdiği ifadeye de yer verildi. Teke, Müesser Ünal’ın yakınlarının kendisine ulaşması üzerine Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği Başkanı Müjde Tozbey ile görüştüğünü anlattı.
Teke, Tozbey’in aile tarafından kendisine aktarılan bazı iddiaları doğruladığını ve aileyle yaşanan sürece ilişkin kendi açıklamalarını yaptığını belirtti. Teke ayrıca, haberde Tozbey’in bu açıklamalarına da yer verdiğini, aile ile avukatlar arasında imzalanan sözleşmenin de kendisine gönderildiğini söyledi.
T24’te yayımlanan haberde, Ünal’ın yakınlarının dernek avukatlarıyla yaşadıkları hukuki sürece ilişkin iddialarına yer verilmişti. Aile, avukatların başlangıçta gönüllü ve ücretsiz hukuki destek sunacaklarını söylediklerini, daha sonra bir avukatlık sözleşmesi imzaladıklarını ve İçişleri Bakanlığına karşı açılan tazminat davasından haberdar edilmediklerini ileri sürmüştü.
Haberde ayrıca, aile ile avukatlar arasındaki uyuşmazlığın ardından avukatların vekâlet ücreti nedeniyle icra takibi başlatacaklarını bildirdikleri yönündeki aile iddiası da aktarılmıştı. Avukat Tozbey ise haberde bu iddialara yanıt vermiş, tazminat davasının emsal bir karar çıkması ihtimali nedeniyle açıldığını, ailenin davadan haberdar olduğunu ve azil sonrasında vekâlet ücretine ilişkin yasal sürecin başlatıldığını savunmuştu.
BAROLARDAKİ ŞİKÂYETLER DE DOSYAYA GİRDİ
Savcılık, haberde yer verilen iddiaların arka planına ilişkin Antalya ve Ankara barolarından da bilgi istedi.
Antalya Barosu’nun yanıtında, Necati Becerir, Semure Becerir, Olcay Yücesoy, Deniz Becerir ve Öykü Ünal’ın haberde yer alan iddialar nedeniyle avukat Müjde Tozbey hakkında şikâyette bulunduğu belirtildi.
Ankara Barosu’nun 30 Haziran tarihli yanıtında ise aynı kişilerden Necati Becerir, Semure Becerir, Olcay Becerir ve Deniz Becerir’in avukat Çisel Demirkan Sakallı hakkında şikâyette bulunduğu ve soruşturmanın sürdüğü aktarıldı. Savcılık kararında ayrıca bu kişilerin Tozbey ve Demirkan hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına da şikâyette bulunduğu ve hazırlanan inceleme fezlekesinin Adalet Bakanlığına gönderildiği kaydedildi.
SAVCILIK: HABER BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ KAPSAMINDA
Savcılık kararında, Anayasa’nın basın özgürlüğünü düzenleyen 28. maddesi ile 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 3. maddesine atıf yapıldı. Kararda, basının bilgi edinme, yayma, eleştirme ve yorumlama haklarının bulunduğu belirtildi.
Basın yoluyla yapılan yayınların ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilebilmesi için gerçeklik, güncellik, kamu yararı, toplumsal ilgi ve konu ile ifade arasında düşünsel bağ bulunması gerektiği kaydedildi.
Savcılık, haberde yer alan bilgilerin ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni veya genel sağlığıyla ilgili olmadığını belirterek, TCK’nin 217/A maddesinde düzenlenen “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçunun unsurlarının oluşmadığı sonucuna vardı.
Kararda, haberde Müesser Ünal’ın yakınlarının iddialarına yer verilmesi nedeniyle iftira suçunun da oluşmadığı belirtildi.
Savcılık ayrıca haberin gerçek dışı ve sert eleştiriler içermesi halinde bunun tekzip veya tazminat hukukunun konusu olabileceğini değerlendirdi.
“HABERİN GÜNCEL VE HABER DEĞERİNİN OLDUĞU” BELİRTİLDİ
Kararda, T24’te yayımlanan haberin 2025 yılında eşi tarafından öldürülen Müesser Ünal’ın yakınları ile kendilerini davalarda temsil eden dernek ve avukatlar arasındaki uyuşmazlığı konu aldığı belirtildi.
Savcılık, haberin güncel olduğunu ve haber değeri taşıdığını değerlendirdi. Haberin veriliş biçimi ile konusu arasında uyumsuzluk bulunmadığı, şikâyetçilerin onur, şeref ve saygınlığını rencide edecek eylemlerin bulunmadığı ifade edildi.
Savcılık ayrıca T24 Genel Yayın Yönetmeni Doğan Akın’ın söz konusu haber nedeniyle cezai sorumluluğunun bulunmadığını değerlendirdi.
Kararın sonucunda Ceren Bala Teke ve Doğan Akın hakkında kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi.
Karara, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Antalya Sulh Ceza Hâkimliğine itiraz edilebilecek.
NE OLMUŞTU?
Müesser Ünal, 4 Eylül 2025’te Ankara’da boşanma aşamasında olduğu erkek tarafından öldürülmüştü. Ünal’ın ailesi daha sonra cinayet davası ve diğer hukuki süreçlerde Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği avukatlarından destek aldı.
Aile, dernek avukatlarının başlangıçta gönüllü ve ücretsiz hukuki destek sunacaklarını söylediğini, daha sonra kendilerine bir avukatlık sözleşmesi imzalatıldığını ve sözleşmede belirli hukuki süreçlerden elde edilecek paranın yüzde 25’inin avukatlık ücreti olarak ödenmesinin öngörüldüğünü anlattı.
Aile ayrıca, kendilerinden habersiz şekilde İçişleri Bakanlığına karşı 7 milyon 150 bin TL tutarında tazminat davası açıldığını ve avukatları azlettikten sonra kendilerine vekâlet ücreti nedeniyle icra takibi başlatılacağının bildirildiğini belirtti. Avukatlar hakkında savcılık ve barolara başvuruldu.
T24’ün 9 Nisan’da yayımladığı haberde ailenin bu iddialarına ve avukat Müjde Tozbey’in yanıtlarına yer verildi. Tozbey ise tazminat davasının emsal bir karar çıkması ihtimali nedeniyle açıldığını, ailenin davadan haberdar olduğunu ve azil sonrasında vekâlet ücretine ilişkin yasal sürecin başlatıldığını savundu.