
CHP İstanbul İl Başkanlığına Eylül 2025’te Gürsel Tekin’in kayyım olarak atanmasından sonra polis müdahalesiyle başlayan olaylara ilişkin sosyal medyadan paylaşım yapan gazeteci Fatoş Erdoğan’ın da aralarında bulunduğu 20 kişinin, “suç işlemeye alenen tahrik” (TCK 214) suçlamasıyla yargılandığı davanın üçüncü duruşması 3 Haziran 2026 günü İstanbul 9. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü.
P24 tarafından takip edilen duruşma, sanık sayısının fazla olması sebebiyle İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi salonunda yapıldı. Fatoş Erdoğan’ın da aralarında bulunduğu 14 tutuksuz sanık ile avukatları duruşmada hazır bulundu.
HATALI İDDİANAMEYİ HAZIRLAYAN SAVCI BAŞSAVCI OLDU
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının hazırladığı ilk iddianamede savcı, “suç işlemeye alenen tahrik” suçundan cezalandırma istemiş ancak iddianamenin sonunda buna ek olarak bir de “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” (TCK 216) suçlamasını yöneltmişti. İddianamenin de YouTube'daki Soğuk Savaş programının iddianamesinden kopyalandığı ortaya çıkmıştı. Bu sebeple sanıklara hangi suçun yöneltildiği anlaşılamamıştı. Bu yüzden, aynı savcı, davanın üçüncü duruşması öncesinde ek bir iddianameyle ilk iddianamesini düzeltti. Ek iddianamede sanıklara yalnızca “suç işlemeye tahrik” suçlaması yöneltildi. Mahkeme hâkimi de bu sebeple sanıkların ifadelerinin yeniden alınacağını duyurdu. Bunun üzerine sanıklar savunmalarını tekrarlayıp kendilerine yöneltilen suçlamaları reddetti ve beraatlarını talep etti. Sanıklar suçlama konusu yapılan sosyal medya paylaşımlarıyla kendilerine nasıl bir suç yöneltildiğini anlayamadıklarını ve bu durumun da savunma hakkını kısıtladığını söyledi. Sanıklar yurt dışı çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol şartlarının kaldırılmasını talep etti.
Sanıkların avukatı da bu dosyadaki garabetin üçlü sac ayağını tutuklama kararını veren hâkim, iddianameyi hazırlayan savcı ve davaya bakan hâkimin oluşturduğunu söyledi. Avukatlar, hatalı iddianameyi hazırlayan savcının Antalya’nın Kumluca ilçesine başsavcı olarak atandığını vurguladı.
Gazeteci Fatoş Erdoğan, neden suçlandığını bilmediği için savunmasını da nasıl yapacağını bilmediğini belirtti. Suç örgütü lideri Sedat Peker’in akademisyenleri tehdit etmesine karşın beraat ettiğini, ölüm listesi yapan Sevda Noyan hakkında takipsizlik kararı verildiğini hatırlatan Erdoğan, şunları söyledi:
“Gazeteciyim. Orada yaşanan olayları iki gün boyunca takip ettim, tweet ve video paylaştım, orada olanları anlattım. Belki 30 tweetim var ama savcı üç tweetimi seçmiş. ‘Özgür Çelik kollarını sıvadı’ diye yazmam nasıl bir suç, kimi çağırıyor, neresinde şiddet var, kimi suça teşvik ettim? O alanda bulunduğum için şiddete maruz kaldım, görüntüleri de size ilettim. Boynumda basın kartı olmasına karşın bacağıma yakın mesafeden atış yaptılar, hayatıma kastedecek şekilde atış yaptılar. Hala izleri duruyor vücudumda. Suç duyurusunda da bulundum bu kişiler hakkında. Hayatımda ilk defa bir yerden çıkamayacağımı düşündüm. Hayal edin diye anlatıyorum. İnsanlar nereye gireceklerini bilmiyordu ve devlet tüm gücüyle üstlerine geliyordu. Gazetecilik faaliyetleri sebebiyle yargılanıyorum ve gazetecilik suç değildir."
Erdoğan’ın avukatı Elif Ergin de müvekkili hakkında derhal beraat kararı verilmesi gerektiğini belirterek bu davayla halkın haber alma hakkının ihlal edildiğini söyledi.
Mahkeme, sanıklara uygulanan yurt dışı yasağı şeklindeki adli kontrol hükümlerinin kaldırılmasına karar verdi. Hâkim, ifadesi alınmayan sanıkların bir sonraki duruşmada hazır edilmesine hükmederek dosyanın ifadesi alınmayan sanıklar yönünden ayrılmasıyla ilgili taleplerin de reddine karar verdi. Sanıkların duruşmaya katılma zorunluluğunu kaldıran hâkim bir sonraki duruşmayı 21 Ekim’e erteledi.
DAVA HAKKINDA
CHP İstanbul İl Başkanlığına Eylül 2025’te mahkeme tarafından Gürsel Tekin’in kayyım olarak atanmasının ardından olaylar çıkmıştı. Gürsel Tekin’in CHP İstanbul İl Başkanlığına çevik kuvvet polisleriyle girmeye çalışması sırasında çok sayıda kişi darp edilmiş, polisin sert müdahalesine maruz kalmıştı. Yaşananlardan sonra Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM), protestolar kapsamında “provokatif paylaşım yaptığı” iddiasıyla 39 kişi hakkında işlem başlatıldığını duyurmuştu.
Daha sonra aralarında gazeteci Fatoş Erdoğan, Sokak Kedisi isimli YouTube kanalının sahibi Ebru Oruç, tutuklu Boğaziçi Üniversitesi yüksek lisans öğrencisi Abdullah Esin ve akademisyen Emrah Gülsunar’ın bulunduğu 20 kişi hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “suç işlemeye alenen tahrik” suçlamasıyla iddianame hazırlamıştı. İddianamenin YouTube’deki Soğuk Savaş isimli mizah programının sunucularından Boğaç Soydemir ve programın konuğu hakkında hazırlanan iddianamenin kopyası olduğu ortaya çıkmıştı. Dava kapsamında üç sanık 57 gün tutuklu kalmıştı.