Gazeteci Hakan Tosun’u darp ederek öldüren iki sanığa ağırlaştırılmış müebbet istendi

24 Mart 2026
Gazeteci Hakan Tosun’u darp ederek öldüren iki sanığa ağırlaştırılmış müebbet istendi

İstanbul’da gazeteci Hakan Tosun’un öldürülmesi olayına ilişkin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, iki şüpheli hakkında “kasten adam öldürme” suçundan “ağırlaştırılmış müebbet” hapis cezası talep edildi.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, gazeteci Hakan Tosun’u öldürenlere ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi. 11 Ekim 2025’te Esenyurt’ta işlenen cinayette Hakan Tosun’un darp sonucu yaşamını yitirdiği kaydedildi. İddianamede, şüpheliler Abdurrahman Murat ve Adnan Şahin’in “kasten adam öldürme” suçundan Türk Ceza Kanunu’nun ilgili maddeleri uyarınca  “ağırlaştırılmış müebbet” hapis cezasıyla cezalandırılması istendi.

ANKA’nın aktardığına göre iddianamede, olay günü Hakan Tosun’un metrobüste diğer yolcularla tartıştığına ilişkin tanık beyanlarına da yer verildi. İddianamede, metrobüste bulunan tanık yolcular, “Tosun’un alkollü olduğunu, kadın bir yolcuyu taciz ettiğini ve kendisini uyaranlara küfür ederek karşılık verdiğine” ilişkin iddialarda bulundu.

Görüntü çözüm tutanaklarında, Tosun’a toplamda birden fazla tekme ve yumruk atıldığı, yerdeyken kaldırılıp tekrar yere bırakıldığı, daha sonra şüphelilerin olay yerinden ayrıldığı ifade edildi. Savcılık, olayın aydınlatılmasında 60’a yakın kamera kaydının incelendiğini, yüzlerce dakikalık görüntünün çözümlendiğini belirtti. Deliller arasında kamera görüntüleri, tanık beyanları, otopsi raporu ve kolluk tutanaklarının bulunduğu kaydedildi.

İddianamede, “şüpheli Abdurrahman Murat’ın Tosun’a birden fazla kez tekme attığı, ardından olay yerine gelen Adnan Şahin’in de darp eylemine katıldığı” ifade edildi. Şüpheliler Abdurrahman Murat, yalnızca “kendini savunmak amacıyla vurduğunu”, Adnan Şahin ise “yardım etmek için yaklaştığını” iddia etti.

“ŞÜPHELİLERİN SAVUNMALARI SUÇTAN KURTULMAYA YÖNELİK”…

İddianamede, bütün deliller dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, şunlar kaydedildi:

“Şüpheli Abdurrahman Murat’ın maktule müteaddit defa tekme vurduğunun, yine maktulün başını aşağı çekerek tekme vurduğunun, şüpheli Adnan’ın ise maktule tekme attığının ve maktulü tekrar yukarı kaldırıp aşağı bıraktığının tespit edilmiş olması ve kamera görüntülerindeki tespitlerle uyumlu şekilde maktulün ölümünün künt kafa travmasına bağlı kemik kırıkları ile birlikte beyin kanamasından meydana gelmiş olduğunun anlaşılması karşısında, şüphelilerin eylemleriyle maktulün ölümü arasında illiyet bağı bulunduğu ve şüphelilerin savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu kanaatiyle şüphelilerin ifadeleri, maktulün hayati önem taşıyan ölümcül baş bölgesinden yaralanmış olması, maktulün yaralanmasının mahiyeti, hedef alınan vücut bölgesi, darbe sayısı ile maktulün yaralanması neticesinde ölümünün meydana gelmiş olması hususları nazara alındığında, şüphelilerin fikir ve eylem birliği içerisinde maktule öldürme kastıyla tekme ve yumruk vurmaları sonucu maktulün öldüğü olayda, şüpheliler Adnan ve Murat’ın maktule yönelik eylemlerinin ayrı ayrı ‘kasten öldürme suçunu’ oluşturacağı anlaşılmakla…”

İddianame, Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Davanın ilk duruşması 6 Mayıs’ta yapılacak.

NE OLMUŞTU?

Gazeteci ve aktivist Hakan Tosun, 10 Ekim Cuma günü İstanbul-Esenyurt’ta fiziksel saldırıya uğradı. Ağır yaralı halde bulunan Tosun, Çam ve Sakura Hastanesi’ne götürüldü.

Tosun’dan 24 saat boyunca haber alınamaması üzerine ailesi ve gazeteci dostları tarafından sosyal medyada çağrılar yapıldı.

Kayıp başvurusunun ardından Tosun’un Başakşehir Çam ve Sakura Hastanesi’nde olduğu öğrenildi. Üzerinden kimlik çıkmadığı için gazetecinin hastaneye kimliği belirsiz olarak getirildiği bildirildi.

Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) üyesi avukat Hakan Bozyurt, olaya ilişkin yaptığı açıklamada, saldırıyla bağlantılı olduğu değerlendirilen iki kişinin tutuklandığını duyurdu.

13 Ekim’de Hakan Tosun’un beyin ölümü gerçekleşti.

HAKAN TOSUN KİMDİR?

1975 yılında İstanbul’da doğdu.

Medya sektörüne 1993’te özel radyoların yayın hayatına başlamasıyla teknik danışman olarak adım attı.

Ardından 1998’de İzmir’e yerleşen Tosun, burada çeşitli yerel televizyon kanallarında haber montaj operatörü olarak çalıştı.

Belgesel yapımcılığına 2009 yılından itibaren yönelen Tosun, özellikle doğa, kent mücadelesi ve toplumsal direniş temalarına odaklanan bağımsız yapımlarıyla tanındı.

“Çatılara Doğru”, “Tekel İşçileri”, “Büyük Anadolu Yürüyüşü”, “Dönüşüm (Gentrification)” ve “Validebağ Direnişi” gibi filmleriyle dikkat çekti.

Gazetecilik alanındaki bağımsız çizgisini sürdüren Hakan Tosun aynı zamanda “Doğa ve Kent Aktivizm Documentary” adlı yapım şirketinde yönetmenlik yapmaktaydı.

Kaynak:https://medyascope.tv/2026/03/24/gazeteci-hakan-tosunu-oldurenlere-agirlastirilmis-muebbet-istendi/