
Gazeteci meslek örgütleri, 24 Temmuz Basın Özgürlüğü Mücadele Günü’ne ilişkin yaptığı açıklamada, sansürün bugünde devam ettiğine dikkat çekti.
Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği (MKG), Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) ve Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti (GGC), 24 Temmuz Basın Özgürlüğü Mücadele Günü’ne ilişkin yazılı açıklama yaptı.
MKG: KALEMİMİZİ BIRAKMAYACAĞIZ
MKG’nin açıklamasında, 24 Temmuz’un bir kutlamadan çok, tarihsel hafızayı diri tutmanın, susturulmak istenen seslere ses olmanın ve her türlü baskıya karşı direnişin günü olduğu vurgulandı. Açıklamada, “Çünkü bu ülkede gazetecilik hâlâ suç sayılıyor; özellikle de kadınsan, gerçekleri dile getiriyorsan, toplumun görmezden geldiği yerlerde haber yapıyorsan. Bizler Mezopotamya topraklarında çalışan kadın gazeteciler olarak, çoğu zaman görünmeyen ya da görmezden gelinen gerçekleri görünür kılmanın peşindeyiz. Kadın katliamlarını yazıyoruz, yoksulluğu belgeliyoruz, savaşın ortasında sivil halkın sesini kayda alıyoruz, kimliği, dili ve iradesi yok sayılan halkların sözünü taşımaya çalışıyoruz. Bu yüzden hem devletin baskısına hem de medya içerisindeki erkek egemen zihniyete karşı iki yönlü bir mücadele veriyoruz. Kalemimizi yalnızca bilgi üretmek için değil; aynı zamanda direnişin, hafızanın ve hakikatin aracı olarak görüyoruz” denildi.
Tutsak kadın gazetecilerin durumuna da dikkat çekilen açıklamada, “Tutuklu kadın gazeteciler yalnız değildir. Onların sesi, bizim sesimizdir. Onların kalemi, bizim kalemimizdir. Mesleğimizi savunmak, onların mücadelesine sahip çıkmaktan geçiyor. Bu nedenle susturulmak istenen her kadının yanında duracağız; yazmaya, anlatmaya ve belgelemeye devam edeceğiz. Çünkü biz biliyoruz: Gerçekler zindanda tutulamaz. Gazeteciler susturulamaz. Basın özgürlüğü, demokrasinin nefesidir; o nefes kesildiğinde, toplum da boğulmaya başlar. Bu karanlık dönemi ancak dayanışmayla, örgütlü mücadeleyle ve inatla aşacağız. Kalemimizi bırakmayacağız. Ve bir gün, gerçekten kutlanacak bir Basın Bayramı’nı hep birlikte yaratacağız” diye belirtildi.
DFG: SANSÜRE KARŞI ORTAK MÜCADELE ETMELİYİZ
Geçmişten bugüne sansürün sürdüğüne dikkat çeken DFG, “Günümüzde sansür birçok şekliyle gazeteciliği tehdit etmeye devam ediyor. Sansür sadece bir haberin engellemesi olarak görmüyor, basın özgürlüğüne vurulan en büyük kettir. Bu nedenle bu günü bir bayram olarak görmüyor, bir mücadele günü olarak ele alıyoruz. Bu günün anlam ve önemine binaen bir kez daha herkesi sansüre karşı ortak mücadeleye çağırıyoruz” ifadelerini kullandı.
GGC: GAZETECİLER ZOR KOŞULLARDA ÇALIŞIYOR
Basının, sadece haber aktaran bir yapı değil; aynı zamanda toplumların sağlıklı işleyişinde kritik rol oynayan bir demokratik denetim mekanizması olduğunu kaydeden GGC, şunları belirtti: “Bölgemizde ve ülke genelinde görev yapan gazeteciler; çoğu zaman zor koşullar altında, büyük bir özveriyle kamuoyunu bilgilendirme görevini yerine getirmektedir. Basın Bayramı ve Basın Özgürlüğü için Mücadele Günü vesilesiyle; halkın haber alma hakkını esas alan, tarafsız, ilkeli ve etik gazetecilik anlayışıyla görev yapan tüm basın emekçilerinin bu anlamlı gününü kutluyor; gazetecilik mesleğinin itibarını yükseltecek her türlü çabanın destekçisi olmaya devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.”
TGS: 117 YIL ÖNCE KOVDUK, BUGÜN DE BOYUN EĞMİYORUZ
Türkiye Gazeteciler Sendikası sosyal medya hesabından "117 yıl önce sansür memurlarını matbaalardan kovduk. Bugün de aynı cesaretle kalemimizi savunuyor, sansürcülere boyun eğmiyoruz. Gazetecilik inadımızdan, halkın haber alma hakkından vazgeçmeyeceğiz" açıklaması yaptı.
HABER İŞ: BASIN, DEMOKRASİMİZİN TAŞIYICI KOLONUDUR
Türkiye Haber-İş Sendikası Genel Başkanı Veli Solak da yayımladığı mesajda, yüz yılı aşkın bir geçmişi olan 24 Temmuz’un sadece takvimde bir tarih değil; bir milletin gerçeğe ulaşma arzusunun, kalemle çizilen özgürlüğün ve sesini duyurma hakkının simgesi olduğunu söyledi.
Solak, “Bu anlamlı günün yıldönümünde, Gazeteciler ve Basın Bayramı’nı yürekten kutluyorum. Basın, demokrasimizin taşıyıcı kolonudur. Yeri gelir halkın gözü olur, yeri gelir dili, kimi zaman da vicdanı... Kaleme alınan her haber, yalnızca bilgi değil; aynı zamanda bir sorumluluk, bir duruş, bir emektir. Hele ki bugünün dünyasında, bilginin hızla aktığı, gerçeğin kolayca çarpıtıldığı bir çağda doğruyu, tarafsızı ve güveniliri ayıklamak, başlı başına bir mücadeleye dönüşmüştür” dedi.
Kaynak:https://mezopotamyaajansi43.com/search/content/view/282682?page=1&key=5787c2e2c2cedfdc02857f923bcf6aa4
https://www.evrensel.net/haber/562720/basin-meslek-orgutleri-sansure-karsi-ortak-mucadeleye-cagiriyoruz