Gazeteci Sadık Topaloğlu hakkında zorla getirme kararı

24 Eylül 2026
Gazeteci Sadık Topaloğlu hakkında zorla getirme kararı

Kamuoyunda “KCK Basın Davası” olarak bilinen 46 Kürt gazeteci ve basın çalışanının “örgüt üyeliği” (TCK 314/2), “örgüt yöneticiliği” (314/1) ve “örgüt propagandası” (TMK 7/2) suçlamalarıyla suçlamalarıyla yargılandığı davada mahkeme, gazeteci Sadık Topaloğlu'nun savunmasının alınması amacıyla zorla getirilmesine karar vererek davayı 4 Şubat 2027’ye erteledi.

Kamuoyunda “KCK Basın Davası” olarak bilinen 46 Kürt gazeteci ve basın çalışanının “örgüt üyeliği” (TCK 314/2), “örgüt yöneticiliği” (314/1) ve “örgüt propagandası” (TMK 7/2) suçlamalarıyla suçlamalarıyla yargılandığı davanın 37.duruşması 24 Eylül 2026 günü İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.

P24’ün takip ettiği duruşmada sanık Mehmet Savaş ve avukatı Fırat Kesen ile diğer sanıkların avukatlarından Yıldız İmrek ve Hakan Bozyurt hazır bulundu.

İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesinden gönderilerek KCK Basın davayla birleştirilen dosyanın sanıklarından Mehmet Savaş kimlik tespitinin ardından yaptığı savunmasında, “Herhangi bir örgüte üye değilim. Herhangi bir eyleme karışmadım. Suçlamayı kabul etmiyorum. Beraatımı talep ediyorum” dedi.

Savaş’ın avukatı Fırat Kesen de müvekkilinin savunmasına katıldığını belirterek beraat talep etti. Diğer sanık avukatları ise dosyadaki eksikliklerin tamamlanmasını istedi. 

Mahkeme, sanıklardan İsmet Kayhan hakkında savunmasının tespiti için mahkemeye getirilmesi veya SEGBİS aracılığıyla hazır edilmesine yönelik yakalama emrinin infazının beklenmesine karar verdi. Sanıklardan gazeteci Sadık Topaloğlu hakkında savunmasının tespiti amacıyla zorla getirme kararı çıkarılmasına karar veren mahkeme, davayı 4 Şubat 2027 tarihine erteledi.

DAVA HAKKINDA

Dicle Haber Ajansı, Özgür Gündem, Azadiya Welat, Demokratik Modernite ve Fırat Dağıtım gibi Kürt basınına Aralık 2011’de yapılan operasyonda 46 gazeteci gözaltına alınmış, 32’si de tutuklanmıştı.

Gazeteci ve medya çalışanlarının “silahlı terör örgütü yöneticisi olmak” ve “silahlı terör örgütü üyesi olmakla” suçlandığı “KCK Basın” davasının iddianamesi 27 Nisan 2012 tarihinde tamamlandı. İstanbul Cumhuriyet Savcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, gazetecilik “örgütsel faaliyet” olarak tanımlandı. Gazetecilerin yaptığı röportajlar, basın açıklamaları, haber kaynakları ile konuşmaları iddianameye suçlama olarak girdi. 32 tutuklunun 17’si yargılamanın ilk iki yılında peyderpey tahliye edildi, geriye kalan tutuklular ise ancak Özel Yetkili Mahkemeler kaldırıldıktan sonra tahliye edildi.

Davanın ilk duruşması 10 Eylül 2012’de Özel Yetkili 15. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. 3 Mart 2014 tarihine kadar Özel Yetkili 15. Ağır Ceza Mahkemesi’nce yürütülen yargılama, özel yetkili mahkemelerin kaldırılmasıyla İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlandı.

Dava kapsamında 2014 yılında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne yapılan başvuru üzerine yıllar sonra Adalet Bakanlığı iddialara karşı AİHM’e yanıt gönderdi. Yollanan yanıtta iddianamede öne sürülenler tekrarlanmıştı.

Özel yetkili mahkemelerin kapatılmasından sonra bu davayı etkileyen bazı gelişmeler yaşanmıştı. Özel yetkili mahkemelerin kapatılmasını düzenleyen 6526 sayılı yasada yer alan “yasa yürürlüğe girdikten sonraki aşamadan itibaren yargılamaya devam edilmek üzere yetkili ve görevli mahkemelere devredilmesi” hükmünün Anayasa'ya aykırı olduğu iddiaları gündeme gelmişti. KCK Basın davasına bakan mahkeme bu iddiayı ciddi bularak dosyaların AYM'ye gönderilmesine karar vermişti. Anayasa Mahkemesi de 25 Aralık 2014, 14 Ocak 2015, 17 Aralık 2014 tarihli görüşmelerinde KESK davası ve KCK Basın davasına ilişkin başvuruları, açık bir şekilde dayanaktan yoksun veya yöntemine uygun olmadığı gerekçesiyle reddetmişti.

Kaynak:https://expressioninterrupted.com/tr/kck-basin-davasi-gazeteci-sadik-topaloglu-hakkinda-zorla-getirme-karari/