
‘Türkiyeli Ermeni gençler anlatıyor: 109 yıldır süren yas’ haberi nedeniyle TCK 301’inci maddeden yargılanan gazeteci Tuğçe Yılmaz hakkındaki dava, Basın Kanunu’nda öngörülen dört aylık yasal süre içinde dava açılmadığı gerekçesiyle düşürüldü.
Gazeteci Tuğçe Yılmaz hakkında, “Türkiye Cumhuriyeti Devletini alenen aşağılama” suçlamasıyla açılan davanın üçüncü duruşması, İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Yılmaz ve avukatı Deniz Yazgan duruşmaya katıldı.
Savunmasında Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 24 Nisan 2025’te Ermeni Patrikhanesi’ne gönderdiği taziye mesajını haberleştirdiği için yargılandığını söyledi. Söz konusu mesajda Erdoğan, Osmanlı Ermenilerinin hatıralarına sahip çıkmaya devam edeceklerini belirtmiş, Türkler ve Ermenilerin ortak yaşam kültürüne vurgu yapmış ve “ortak acı” ifadesini kullanmıştı.
Yılmaz, savunmasında, “Sayın savcının iddiasına göre, bu mesaj da soruşturmaya konu edilebilir. Ancak, mesajın sahibi Cumhurbaşkanı Erdoğan olduğu için böyle bir işlemin yapılması mümkün değil” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu yıl da Patrikhane’ye taziye mesajı göndereceğini belirten Yılmaz, “Ben de her yıl yaptığım gibi bu mesajı haberleştireceğim” ifadelerini kullandı.
Hakkındaki soruşturmanın, kimliği ve niyeti belirsiz bir kişinin CİMER’e yaptığı ihbar üzerine başlatıldığını söyleyen Yılmaz, ihbarın ardından iki yıldır baskı altında olduğunu belirtti. Dava açılması için öngörülen yasal sürenin aşılmasına rağmen yargılama sürecinin başlatılmasını da hak ihlali olarak nitelendirdi.
Yılmaz, evine giderken polisler tarafından durdurulduğunu ve bir geceyi nezarette geçirmek zorunda kaldığını anlattı. Sonrasında yüz tanıma sistemiyle takip edildiğini öğrendiğini belirten gazeteci, “Bir gazetecinin yaptığı haber nedeniyle gözaltına alınması, olağan ve meşru bir tedbir olarak görülemez” dedi.
Gazetecilik mesleğini 2015’ten bu yana sürdürdüğünü belirten Yılmaz, gazetecilik faaliyetleri sırasında ayrımcılığa ve haksızlığa uğrayan, sesi duyulmayan insanların ve hayvanların sesini duyurmaya çalıştığını söyledi. Yılmaz, “Ben gazeteciliği, gerektiğinde bugün burada beni yargılayan, yarın kendisi haksızlığa uğrayabilecek olan sizler için de bir hak savunusu alanı olarak görüyorum” dedi.
Hakkında uygulanan suçlamayı destekleyen herhangi bir ifadenin haberinde bulunmadığını savunan Yılmaz, “Bu haberi yaptım, çünkü benim işim bu. Hayatımı da haber yaparak kazanıyorum” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da söz konusu günü “ortak acı” olarak nitelendirdiğini hatırlatan Yılmaz, Ermeni, Türk ve Kürt halklarının barışmasını temenni ettiğini ve bu yönde çaba gösterdiğini söyledi.
Yılmaz, TCK 301 kapsamında yargılanan Ermeni gazeteci Hrant Dink’i de anarak, Dink’in öldürülmesinin ardından aynı maddeden yargılanan diğer meslektaşlarının beraat ettiğini belirtti. Türkiye ile Ermenistan arasındaki normalleşme sürecine de dikkat çeken Yılmaz, gazetecilik faaliyeti nedeniyle yargılanmasının hukuki bir dayanağı olmadığını savunarak beraatini talep etti.
AVUKAT: DAVA YASAL SÜRESİ GEÇTİKTEN SONRA AÇILDI
Yılmaz’ın avukatı Deniz Yazgan, müvekkili hakkında CİMER’e yapılan şikâyetten iki yıl sonra dava açıldığını ve şikâyeti yapan kişinin hâlâ tespit edilemediğini söyledi. Yazgan, dosyadaki eksikliklere dikkat çekerek TCK 301. maddeye ilişkin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarını hatırlattı ve Basın Kanunu’nun 26. maddesinde belirtilen dava açma süresinin geçtiğini belirtti.
Öldürülen Ermeni gazeteci Hrant Dink’i de anan Yazgan, Dink’in eşi Rakel Dink’in ölümünün ardından dile getirdiği “Bir çocuktan katil yaratan karanlıkla” hesaplaşılması gerektiğini söyledi. Yazgan, hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın düşürülmesini talep etti.
Savcı, Yılmaz hakkında ceza verilmesini talep ettiği esas hakkındaki mütalaasını tekrarladı. Son sözü sorulan Yılmaz, “Hukuka güvenmek istiyorum. Türkiye-Ermenistan normalleşme sürecinde vereceğiniz kararın hayırlara vesile olmasını diliyorum” dedi.
Mahkeme, Basın Kanunu’nda öngörülen dört aylık yasal süre içinde davanın açılmadığını tespit ederek davanın düşmesine karar verdi.