Hakan Tosun cinayeti davası başladı

06 Mayıs 2026
Hakan Tosun cinayeti davası başladı

İstanbul Esenyurt’ta 10 Ekim gecesi öldürülen gazeteci ve video aktivisti Hakan Tosun’un ölümüyle ilgili tutuklu sanıklar Abdurrahman Murat (19) ve Adnan Şahin'in (25) “kasten öldürme” suçundan yargılanacağı davanın ilk duruşması bugün Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı. Duruşma öncesinde polisin duruşma kapısında gazetecilere, gözlemcilere, avukatlara, milletvekillerine müdahale ettiği duruşma 5,5 saat sürdü.

Duruşma öncesinde Bakırköy metrobüs istasyonu önünde bir araya gelen Hakan Tosun’un ailesi, arkadaşları, milletvekilleri, siyasetçiler, avukatlar ve aktivistler basın açıklaması düzenledi. Polisin kısa süreli ablukasının ardından kalabalık istasyondan Bakırköy Adliyesi’ne yürüdü.

AVUKATLARA, GAZETECİLERE VE SİYASETÇİLERE ADLİYE KORİDORUNDA POLİS MÜDAHALESİ

Duruşma Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu, Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ) Türkiye Temsilcisi Özgür Öğret ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGS) Genel Sekreteri Sibel Güneş ile CHP Milletvekili Evrim Rızvanoğlu, EMEP milletvekili İskender Bayhan, TİP Genel Başkanı Erkan Baş, DEM Parti İstanbul İl Başkanı Çınar Altan, İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu, Başkan Yardımcısı Leyla Süren, Antalya Barosu, Türkiye Barolar Birliği temsilcileri takip etti. Duruşma öncesinde mahkeme, “salon küçük” gerekçesiyle basına sınırlama getirdi.

Mahkeme başkanı, yalnızca üç avukat, bir milletvekili, bir baro temsilcisi ve dört gazetecinin salona alınacağını söyledi. Koridorda fotoğraf çekilmesine de izin verilmedi. Bunun üzerine kısa süreli tartışma çıktı. Polis kalkanları ile mahkeme kapısı önündeki gazetecileri sürükledi. Darp edilenler oldu. Avukatlar aracılığı ile yedi gazeteci salona alındı. Bu kararın ardından kısa süreli tartışma yaşandı. Polis, gazetecileri kalkanlarla uzaklaştırdı, darp edilenler oldu.

DURUŞMA SEGBİS İLE TAKİP EDİLDİ

Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nde saat 14.00’te başlaması gereken duruşma 14.45'te ancak başlayabildi.  Avukatların ek salon talebi kabul edildi. İçeriye alınmayan gazeteciler, gözlemci avukatlar, milletvekilleri, basın meslek örgütleri duruşmayı Bakırköy 19. Ağır Ceza Salonu’dan SEGBİS ile takip edebildiler.

Sanıklar da duruşmaya tutuklu bulundukları Sakarya 1 No’lu L Tipi’nden SEGBİS ile bağlandı.

SANIKLARDAN “KÜFÜR ETTİ” SAVUNMASI

Kimlik tespitinin ardından ilk olarak sanık Abdurrahman Murat savunma yaptı. Muray savunmasında şunları söyledi:

“Böyle bir yaşandığı için çok üzgünüm, ölene rahmet ailesine baş sağlığı diliyorum. Evden çıktığımda gece Hakan’ı direğin dibinde gördüm. Üstü başı yırtılmış, gözü morarmış şişmişti. Yanından geçtim. Eve gittim. Tekrar markete gitmek için çıktığımda Hakan’ı oturmaya devam ederken gördüm. Yanında alkol şişeleri ve uyuşturucuya benzer bir madde vardı. Burada içme, mahallenin başında arsa var git orada iç dedim. Bana küfretti, ben de müdahale ettim. Ama kafasına vurmadım. Olay yerine Ayhan abi geldi, beni aldı. Bu şahıs alkollü, karışma dedi. Sonra Adnan abi geldi. Beni arabayla aldı, evine git. Dışarı çıkma dedi. Arabayla gittik. Biz de arabayla gezdik. Sonra geri döndüğümde yanından geçerken tekrar küfretti ben de tekme vurdum. Adnan Şahin de bir tekme attı ama yüzüne vurmadı. Ambulans ve polis çağırmadım, olay yerinden ayrılırken orada bulunan çifte ambulansı aramalarını istedim. Onlar aradı. Elim kırılsaydı da o yumruğu atmasaydım, sanık beni tahrik etti, defalarca küfretti.”

Duruşma savcısı, sanık Abdurrahman Murat’a motosikletli şahıslardan Yusuf Özaktan ile nasıl karşılaştığını ve olay yerine neden döndüğünü sordu.

Mahkeme başkanından sanık avukatına: “Kafanızdakini söyletmeye çalışıyorsunuz”

Öznur Tosun’un avukatı Hakan Bozyurt, sanık Abdurrahman Murat’ın “kamera görüntülerinde evden çıkıp doğrudan Hakan Tosun’un yanına gidiyorsun. Hakan size saldırmadı doğru mu? Elimde silah yoktu doğru mu? Hakan Tosun’a vurdun doğru mu? Olay yerinden Yusuf Ö’nün motosikletiyle ayrılmadınız doğru mu” diye sordu.

Sanık Abdurrahman Murat ise “Evet vurdum doğru. 2 kez vurdum, tekmelerim yüzüne değildi. Evet doğru, Yusuf’un motoruyla ayrılmadım. Arabayla ayrıldım” dedi.

Abdurrahman Murat’ın avukatı ise sanığa “Hakan Tosun yere düşerken başını çarptı mı? Yoksa sırt çantasıyla mı düştü?” Diye 3 kere sordu. Mahkeme Başkanı ise avukata “Kafanızdakini söyletmeye çalışıyorsunuz” dedi.

SANIK: DÜRTTÜM SADECE, VURMADIM

Daha sonra sanık Adnan Şahin savunma yaptı. Şahin ise şunları söyledi: “Olay günü ben babamın yanına gittim biraz zaman geçirdim yanından ayrıldım. Aracımda otururken sol tarafa baktığımda bağırma sesleri duydum. Abdurrahman’ı gördüm, ‘Ne oluyor burada?’ dedim. Hakan Tosun’a ‘Git buradan’ dedim, şahıs bana küfretti. Abdurrahman’ı arabayla götürürken arkamızdan motorlu arkadaşı geldi, Abdurrahman ‘Abi ben motorla gideceğim’ dedi. Yeniden şahsın yanına gittiğimizde kendisini kontrol etme amaçlı müdahale ettim. Kesinlikle vurma amaçlı davranmadım. Kendisi hareket ediyor mu diye kontrol etmek istedim. Şahsın üstü başı dağınık haldeydi. Abdurrahman bana ‘bu adam mahalleyi rahatsız ediyor’ dedi. Şahıs bana küfür etti. Dürtme amacı ile hareket ettim vurma kastım olmadı.”

SANIK AVUKATLARINDAN TOSUN AİLESİNİN AVUKATLARINA SATAŞMA

Duruşma savcısı, sanık Adnan Şahin’e “Hakan Tosun’a tekmeyle mi vurdun, başka bir cisimle mi vurdun? Hakan Tosun’u daha önce mahallede gördün mü? Diye sordu. Sanık Adnan Şahin, “Görmedim, tanımıyorum. Tekmeyle vurmadım, dürtme amacıyla baldırına dokundum. dedi.

Hakan Tosun avukatı Hakan Bozyurt, sanık Adnan Şahin’e “Hakan direkt dibinde otururken vurmadığını söyledin. Ama kamera görüntüsü var. Kamera görüntüsü yalan mı söylüyor?” diye sordu.

Sanık Adnan Şahin: “Benim orada saldırım olmadı.”

Sanık avukatları: “Kamera kayıtlarında kimin vurduğu belli değil. Müvekkilimi suçluyorsunuz” diye sataşmada bulundu.

Tosun ailesinin avukatı Cemal Yücel, “Sorularımızı soracağız, kimin ne yaptığı ortaya çıkacak” dedi.

Hakan Tosun’un avukatı Cemal Yücel sanık Adnan Şahin’e “Aracınızdan inerek saldırı sırasında olay yerine gidiyorsunuz, tekme vuruyorsunuz. Kamera kayıtlarında var.” Diye sordu.

Sanık Adnan Şahin: “Hayır, tekme atmadım.”

Hakan Tosun avukatı Cemal Yücel: “Hayır, kamerada tekme vurduğunuz görünüyor. İlk saldırıdan sonra üçünüz oradan ayrılıyordunuz. Abdurrahman sizin arabanıza saldırıdan sonra niye bindi?”

Sanık Adnan Şahin: “Ben Abdurrahman’ı uzaklaştırdım.”

Hakan Tosun avukatı Cemal Yücel: “Ama siz araçla tekrar dönüyordunuz. Motosikletli şahıs Yusuf sizin yanınıza geliyor. Siz de motorun peşinden ikinci saldırıyı yapmak üzere geliyordunuz.”

Sanık avukatları: “Saldırı yapmak üzere diyorsunuz.”

Hakan Tosun avukatı: “Saldırı yaptı da ondan. İkinci saldırıyı yaptı”

HAKAN TOSUN’UN ANNESİ: SONUNA KADAR ŞİKAYETÇİYİM

Sanıkların savunmalarının ardından Hakan Tosun’un ablaları, abisi ve annesi şikayete müdahillik talebinde bulundu. Hakan Tosun’un annesi Fatma Tosun şunları söyledi:

“O akşam anne geliyorum dedi. Akşam 9 gibi aradım yoldayım dedi. En son konuşmamız buydu. Benim çocuğum küfretmez. En fazla ne olur birader demiştir. Çocuğum karıncayı incitmez. 100 lirası olsa hayvanlarla paylaşırlardı. Çocuğumu içkici, uyuşturucu yaptılar. Benim çocuğum kafasını kendi kendine mi duvara vurdu. Sonuna kadar şikayetçiyim, benim çektiğimi onlar da çeksin.”

Ailenin avukatı Cemal Yücel, sanıkların eylemlerinin kamera kayıtları ve adli tıp raporlarıyla sabit olduğunu belirtti ve “kasten öldürme” suçundan cezalandırılmalarını talep etti.

Ailenin ardından İstanbul Barosu, Antalya Barosu, “Yaşam hakkını, basın özgürlüğünü, çevre hakkını, insanların dışarıda serbestçe dolaşıma hakkı ihlal edilmiştir. Hukukun üstünlüğü için katılma talebinde bulunuyoruz” diyerek katılma talebinde bulundu.

TOSUN AİLESİNİN AVUKATI: HAFİF VURMUŞLARSA HAKAN’IN KAFATASINDAKİ KIRIKLAR NASIL OLUŞTU?

Daha sonra söz alan Tosun ailesinin avukatı Cemal Yücel şunları söyledi: “Hakan Tosun bir gazeteci, belgeselci ve çevre aktivistiydi. Hakan Tosun doğanın, ağaçların, hayvanların dostuydu. Sanıkların bahsettiği gibi asla hiç kimseye yönelik bir taciz söz konusu olmadığı gibi sanıklara yönelik küfretmesi de söz konusu değildir. Kamera kayıtlarında Hakan’ın sanıklara yönelik herhangi bir hakareti olmamıştır. Kamerada göründüğü üzere uzun süre direkt dibinde otururken sanık Abdurrahman arkadan gelip 4 kere vurdu. Diğer sanık Adnan da yanına giderek Hakan’ı tekmeledi. Sonra Abdurrahman ve Adnan oradan arabayla ayrıldı, ardından tekrar Hakan’ın yanına dönüp yolda zar zor yürürken önce Abdurrahman Hakan’a yumruk attı, ardından da sanık Adnan vurdu. Sanıklar hafifçe vurduklarını, sert vurmadıklarını, dürttüklerini söylediler. Dosyada adli tıp raporu var. Hakan’ın yüz kemiğinde, boynunda, kafatasında kırılmalar meydana geldi. Otopsi raporu ve adli tıp raporu saldırıların öldürme kastıyla olduğunu gösteriyor. Hafif vurmuşlarsa bu kafatasındaki kırıklar nasıl oluştu?”

“SANIKLAR KASTEN ADAM ÖLDÜRME SUÇUNDAN AYRI AYRI CEZALANDIRILMALI”

“Bu sanıkların kasten adam öldürme suçundan cezalandırılmasını talep ediyoruz” diyen Yücel şöyle devam etti: “Yanlı tanıkların, aile, komşu gibi yanlı tanıkların beyanlarına itibar etmeyiniz. Olay iki kamerayla sabittir. Sanıkların savunduğu gibi ne giysilerinde yırtılma ne yanında çoluk çocuk var. Kameralar gösteriyor. Hakan’ın oturduğu yerden yüzlerce insan geçiyor. Anormallik olsa oradan geçenler müdahale etmez miydi? Metrobüs olayı bu saldırıdan 1 saat önce gerçekleşti. O olay ile bu olayın bir bağlantısı yoktur. Deliller mevcuttur, şiddetli bir saldırı vardır. Bu sanıkların haksız tahrik indiriminden yararlanmasına izin vermeyin. İki sanığın da kasten adam öldürme suçundan ayrı ayrı cezalandırılmasını talep ediyoruz.”

SANIKLARIN TOSUN’U VURDUĞUNU GÖREN TANIKTAN MAHKEME BAŞKANINA: “DEVLET ÇOCUĞUMU KORUSUN”

Daha sonra 13 tanığın dinlenmesine başlandı. Saldırı tanığı Gönül şunları söyledi: “Olay benim kapımın önünde oldu. Ben 3. Katta oturuyorum. Yerde birini gördüm, ambulansı aradım. Ambulans geç geldi. Yerde yatanın üstü açıktı. Hatta oradan geçen biri üstünü örttü. Yerde yatarken idrarını yaptığını gördüm. Hakaret duymadım. Küfür de duymadım. Abdurrahman’ı olay yerinde gördüm. Olay yerinde bir siyah araba vardı. Siyah arabadan ineni de gördüm, Abdurrahman yerdekine vurdu. Abdurrahman’ın motordan indiğini gördüm. Ambulansı aradım ama çok geç geldi. Onlar vurduğunda yerdeki öylece yatıyordu.”

Tanık Gönül, sanıklardan Abdurrahman ve Adnan’ın Hakan’a vurup vurmadığı konusunda sessiz kaldı. Hakim, “Yemin ettin, yalan söylemek suçtur” dedi. Tanık Gönül, “Devletimiz beni korusun. Bunları söylediğim için çocuğumun başına bir şey gelmesini istemiyorum. Tek başıma büyütüyorum çocuğumu. Devletten çocuğumun korunmasını istiyorum” dedi.

SUÇ DUYURUSUNDA BULUNULAN MOTOSİKLETLİ TANIK DİNLENDİ

Hakan Tosun’un öldürüldüğü gece olay yerinde motosikletli olan ve avukatların hakkında suç duyurusunda bulunduğu Yusuf Özakdağ da duruşmada tanık olarak dinlendi.

Yusuf Özakdağ şunları söyledi: “Adnan Şahin’i tanımıyorum, sadece Abdurrahman’ı tanıyorum. Hakan elektrik direğinin dibinde oturuyordu. Elinde bira vardı. Abdurrahman ‘kalk git buradan’ dedi ama vurmadı. Sonra Adnan geldi, ‘ne oldu?’ dedi, ‘bir şey olmadı’ dedik. Adnan oradan ayrıldı. Biz Abdurrahman ile motosiklete binip markete gittik. Dönüşte Hakan tekrar Abdurrahman’a küfretti, Abdurrahman da bir tokat attı. Siyah bir BMW ile (Adnan Şahin) biri geldi, o da Hakan’a vurdu. Ben sadece bir kez Abdurrahman’ın, bir kez de Adnan’ın vurduğunu gördüm.”

Tanıkların dinlenmesinin ardından Tosun ailesinin avukatları Av. Cemal Yücel, tanıkların anlatımlarıyla ilgili daha sonra ayrıntılı bir beyanda bulunacaklarını söyledi. Sanık avukatları ve sanıklar da aleyhe beyanları kabul etmediklerini söyledi. Sanık Adnan Şahin, “Abdurrahman’ı kurtarmaya çalışıyorlar” dedi.

SAVCI HTS KAYITLARI VE TUTUKLULUĞUN DEVAMINI TALEP ETTİ

Daha sonra görüşünü açıklayan savcı, Tosun ailesinin davaya katılması yönünde karar verilmesini talep etti. İddianamede metrobüs içindeki olayla ilgili bilgi sahibi olarak dinlenecek üç kişinin dinlenmesine yer olmadığına karar verilmesini istedi. Darp olayıyla ilgili tanık Ayhan Adıgüzel’in zorla getirilmesine karar verilmesini isteyen savcı, dosyadaki görüntülerin çözümünün bilirkişi marifetiyle yapılmasını talep etti. Savcı ayrıca tanık olarak dinlenen Yusuf Özakdağ hakkında herhangi bir soruşturma yürütülüp yürütülmediğinin belirlenmesi için Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’na müzekkere yazılması talebinde bulundu. Savcı son olarak sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verilmesini talep etti.

CİNAYET AKŞAMINA DAİR 12 DAKİKALIK GÖRÜNTÜ İZLETİLDİ

Duruşmada cinayet gününe ilişkin 12 dakikalık kamera görüntülerini izleten Avukat Hakan Bozyurt, motosikletli Yusuf Özakdağ’ın da olaya nasıl dahil olduğunu aktardı. Bozyurt, şiddetin dozunun sanıkların anlattığı gibi yumuşak olmadığını söyledi. Avukat Cemal Yücel de bu görüntülerde sanıkların beyanının aksine Hakan Tosun’un kıyafetlerinin üzerinde olduğunu söyledi. Yücel, dosyaya sundukları görüntüler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasını istedi.

SANIK AVUKATI: MÜVEKKİLİM, HAKAN TOSUN’U DARP ETMEDİ, DÜRTTÜ

Daha sonra savunma yapan sanıklardan Adnan Şahin’in avukatı, “Müvekkilim öldürücü darbe vurmamıştır. Dürtme ve kontrol kastıyla dokunmuştur. Maktül şahsa yönelik herhangi bir öldürücü darbe vurmamıştır” dedi.

Abdurrahman Murat’ın avukatı ise “Bu olay Hakan Tosun’un gazeteciliğiyle ilgili bir olay değil. Hakan Tosun’un hal ve hareketlerinden dolayı gerçekleşen bir olay” dedi.

DURUŞMA TEMMUZ AYINA ERTELENDİ

Verilen aranın ardından kararını açıklayan hakim, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına, sanıklar arasındaki HTS kayıtlarının istenmesine, metrobüs tanıklarının dinlenmesinden vazgeçilmesine karar vererek duruşmayı 8 Temmuz saat 14.00’a erteledi.

Kaynak:https://www.mlsaturkey.com/tr/hakan-tosun-cinayeti-davasi-polis-mudahalesi-golgesinde-basladi