
İBB davasının dördüncü gününde mahkeme heyeti gazetecilerin basın bölümünden ayrılarak salonun arka kısmına geçmesini istedi. Gazeteciler duruşmayı izleyemeyecekleri bir noktaya alınmalarına itiraz etti. Gazetecilik meslek örgütleri uygulamanın aleniyet ilkesini ve halkın haber alma hakkını ihlal ettiğini belirtti.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasının 12 Mart Perşembe günü görülen dördüncü duruşmasında gazetecilerin duruşma salonundaki yerlerinin değiştirilmek istenmesi tartışmaya yol açtı. Mahkeme heyeti, gazetecilerin basın bölümünden ayrılarak salonun arka kısmındaki bir bölüme geçmesini istedi. Gazeteciler ise duruşmayı duyamayacakları bir noktaya alınmalarına itiraz etti.
Gazetecilerin yerlerinden kalkmaması üzerine mahkeme başkanı “düzenin sağlanamaması” gerekçesiyle duruşmayı 16 Mart Pazartesi gününe erteledi.
GAZETECİLER: NEDEN ALINDIĞIMIZI SÖYLEMEDİLER
Duruşmayı izleyen gazeteci Hilmi Hacaloğlu ara sırasında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na kısa sorular yönelttiklerini anlattı.
Duruşmaya katılan gazeteciler, yaklaşık bir buçuk dakika süren bu kısa diyaloğun ardından mahkeme heyetinin salona döndüğünü ve jandarmadan aldığı bilgi doğrultusunda gazetecilerin yerlerinin değiştirilmesini istediğini aktardı.
Gazeteciler, mahkeme başkanının kendilerini göstererek salonun en arka bölümüne alınmalarını istediğini belirtti. Neden böyle bir karar alındığını sorduklarında yanıt alamadıklarını ifade eden gazeteciler, duruşmayı izlemelerinin mümkün olmayacağı bir noktaya geçmeyi kabul etmediklerini söyledi.
MESLEK ÖRGÜTLERİNDEN TEPKİ
Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), duruşmada gazetecilerin görevlerini yapmasının zorlaştırıldığını belirterek uygulamaya tepki gösterdi.
Sendikanın açıklamasında, İBB Belediye Başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu dahil 402 kişinin yargılandığı davanın duruşmasında mahkeme başkanının gazetecileri davayı takip etmelerini zorlaştıracak şekilde konumlandırmaya çalıştığı ifade edildi.
Açıklamada, “Duruşmalar alenidir. Bu tutum halkın haber alma hakkına yönelik bir müdahale demektir” denildi. Gazetecilerin görevlerini yapmasının engellenmesi halinde “Halktan ne saklanıyor?” sorusunun gündeme geleceği belirtilen açıklamada, duruşmanın devam edeceği 16 Mart Pazartesi günü bu uygulamadan vazgeçilmesi çağrısı yapıldı.
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) de gazetecilerin duruşmaları izleme hakkının anayasal güvence altında olduğunu hatırlatarak uygulamaya tepki gösterdi.
TGC Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklamada, Türkiye’de gazetecilerin mesleklerini yerine getirirken çeşitli güçlüklerle karşılaştığı ve mahkemelerde görülen davaların izlenmesine ilişkin kısıtlamaların sürdüğü belirtildi. Bazı davalarda gazetecilerin duruşma salonlarına alınmadığı ya da görevlerini yapmalarını zorlaştıran uygulamalarla karşılaştıkları ifade edildi.
Açıklamada, İBB davasının 12 Mart Perşembe günü görülen duruşmasında gazetecilerin basın bölümünden kaldırılarak masa ve priz bulunmayan, duruşmayı izlemeyi güçleştiren bir noktaya alınmak istendiği belirtildi.
TGC, gazetecilerin Ekrem İmamoğlu’na soru sorduğu gerekçesiyle alındığı ifade edilen bu kararın ardından gazetecilerin yerlerinden kalkmaması üzerine mahkeme başkanının duruşmayı “düzenin sağlanamaması” gerekçesiyle ertelediğini hatırlattı.
Açıklamada şu ifadeler yer aldı:
“Gazeteci; tüm bilgi kaynaklarına serbestçe ulaşma ve kamu yaşamını belirleyen, halkı ilgilendiren tüm olayları izleme ve araştırma hakkına sahiptir. Basın ve düşünceyi ifade özgürlüğü anayasal bir haktır ve kısıtlanmamalıdır. İBB davasında asıl mesele gazetecilerin tutumu değildir. Mahkemenin aldığı bu karar, yargı sürecini takip eden gazetecilere yönelik caydırıcılık etkisi yaratmaktadır. Yargılamanın aleniyetine ve şeffaflığına gölge düşürmektedir. Bu durum Anayasa’nın 28. maddesiyle korunan halkın haber alma hakkının ihlalidir.”
TGC, mahkeme heyetinden gazetecilerin basın masasında görevlerini sürdürebilmeleri ve davayı sağlıklı koşullarda izleyebilmeleri için gerekli düzenlemelerin yapılmasını beklediklerini açıkladı.
402 SANIKLI İBB DAVASI
Aralarında CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 402 sanığın yargılandığı dava, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri’deki Marmara Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesinde görülüyor. Sanıkların 106’sı tutuklu bulunuyor.
Davanın ilk duruşması 9 Mart’ta yapılmıştı. İlk gün yapılan yargılamada savunma avukatları mahkeme heyetinin tarafsızlığına ilişkin eleştiriler dile getirmiş ve reddi hâkim talebinde bulunmuştu. Mahkeme heyeti reddi hâkim ve tefrik taleplerini reddetmişti.
Cezaevi yerleşkesinde kurulan duruşma salonlarında yapılan yargılamalar, basın ve izleyicilerin duruşmayı izleyebilmesi ve yargılamanın aleniyeti açısından uzun süredir tartışma konusu oluyor.