
Yunus Emre Vakfı haberleri nedeniyle iki ayrı şikâyet üzerine “iftira” suçlamasıyla yargılanan gazeteci İsmail Arı’nın birleştirilen davasında ilk duruşma 8 Aralık’a ertelendi.
Gazeteci İsmail Arı’nın, Yunus Emre Vakfı’ndaki yolsuzluk iddialarına ilişkin BirGün’de yayımlanan haberleri nedeniyle “iftira” suçlamasıyla yargılandığı davanın 22 Eylül 2026 tarihli ilk duruşması, hâkimin mazereti nedeniyle dosya üzerinden görüldü.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Göktaş’ın eşi Rahmi Göktaş ile MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın’ın oğlu Abdullah Kutalmış Yalçın’ın şikâyetleri üzerine Arı hakkında iki ayrı iddianame hazırlanmıştı. Savcılık, Arı’nın aynı haberler nedeniyle “iftira” suçunu zincirleme şekilde işlediğini savunurken, Yalçın’ın şikâyeti üzerine açılan dava ile Göktaş’ın şikâyeti üzerine açılan dava tek dosyada birleştirildi.
Birleştirilen dosyanın görüldüğü İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinde görev yapan iki hâkim arasındaki iş bölümü tek ve çift numaralı dosyalar üzerinden yapılıyor. Arı’nın dosyasına bakan, çift numaralı dosyalardan sorumlu hâkimin raporlu olması nedeniyle dosyaya nöbetçi hâkim baktı.
Nöbetçi hâkim, dosya üzerinden verdiği kararla davayı 8 Aralık 2026 tarihine erteledi.
DAVA HAKKINDA
Gazeteci İsmail Arı, Yunus Emre Vakfı’ndaki yolsuzluk iddialarına ilişkin BirGün’de yayımlanan haberleri nedeniyle “iftira” suçlamasıyla yargılanıyor. Arı hakkında Rahmi Göktaş ve Abdullah Kutalmış Yalçın’ın şikâyetleri üzerine iki ayrı iddianame hazırlandı.
Göktaş’ın şikâyetine konu olan iddianamede, Arı’nın 5 Ekim 2025 tarihli “Büyük Soygunun Altında İmzaları Var”, 7 Ekim 2025 tarihli “Soygunu örtbas etmeye çalışmış” ve 26 Ekim 2025 tarihli “Soyguna imza atanlar korunuyor” başlıklı haberleri ele alındı. Haberlerde, Yunus Emre Vakfı’ndaki yolsuzluk soruşturması kapsamında Rahmi Göktaş ile Abdullah Kutalmış Yalçın’ın imzalarının bulunduğu belgelere rağmen ifadelerinin alınmadığı ve isimlerinin iddianameye yazılmadığı yönündeki ifadeler yer aldı. Ayrıca 26 Ekim tarihli haberde, Göktaş ile Yalçın’ın imzalarının bulunduğu belgeler üzerinden Yunus Emre Vakfı’nın kasasından Kazakistan’daki bir konser organizasyonu için yaklaşık 2 milyon TL ödeme yapıldığı, bunun 1 milyon 817 bin TL’sinin karşılıksız olduğunun belirlendiği aktarıldı.
Abdullah Kutalmış Yalçın’ın şikâyetine konu olan iddianamede ise 7 Ekim 2025 tarihli “Soygunu örtbas etmeye çalışmış” başlıklı haber ele alındı. Haberde, Yunus Emre Vakfı Başkanı Abdurrahman Aliy’in vakıftaki soygunu örtbas etmeye çalıştığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü müfettişlerinin vakfın kasasının tabela şirketlerden alınan naylon faturalarla boşaltıldığını belirlediği, 23 kişi hakkında “hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma” ve “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” suçlarından iddianame düzenlendiği aktarıldı. Haberde ayrıca, Rahmi Göktaş ile Abdullah Kutalmış Yalçın’ın müfettişlerin savcılığa teslim ettiği belgelerde ve ödeme emirlerinde imzalarının bulunduğu halde ifadelerinin alınmadığı ve isimlerinin iddianameye yazılmadığı belirtildi.
Yalçın’ın şikâyeti üzerine başlatılan soruşturma, haber sitesinin yönetim yerinin Ankara’nın yargı çevresinde bulunmaması nedeniyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yetkisizlik kararı verilerek İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildi.
Göktaş’ın şikâyeti üzerine hazırlanan iddianamede savcılık, haberlerde Göktaş’ın ismi ve fotoğrafına yer verilerek nesnel açıklamalara yer verilmeksizin soyut ve dayanaktan yoksun yorumlarla yolsuzluk soruşturmasına konu olayla ilişkilendirildiğini, kamuoyu nezdinde bu olaya iştirak ettiği ve benzer eylemlerde bulunduğu algısı oluşturulmaya çalışıldığını öne sürdü. Savcılık, Göktaş hakkında soruşturma veya kovuşturma başlatılmasını ya da idari yaptırım uygulanmasını sağlama amacına yönelik soyut itham ve hukuka aykırı fiil isnadında bulunulduğunu belirterek “iftira” suçunun işlendiğine dair yeterli şüphe oluştuğunu savundu.
Yalçın’ın şikâyeti üzerine hazırlanan iddianamede de savcılık, haberin Yalçın’ı yolsuzluk soruşturmasına konu olayla ilişkilendirerek bu olaya iştirak ettiği ve benzer eylemlerde bulunduğu algısı oluşturmaya çalıştığını, Yalçın’ın hukuka aykırı iş ve işlemlerde bulunduğu ve kendisi veya başkaları lehine haksız menfaat elde ettiği algısı oluşturulduğunu öne sürdü. Savcılık, Yalçın hakkında soruşturma veya kovuşturma başlatılmasını ya da idari yaptırım uygulanmasını sağlama amacına yönelik soyut itham ve hukuka aykırı fiil isnadında bulunulduğunu belirterek “iftira” suçuna ilişkin yeterli şüphe oluştuğunu ifade etti.
Savcılık, Arı’nın Göktaş ve Yalçın’a yönelik aynı haberler nedeniyle “iftira” suçunu zincirleme şekilde işlediğinin değerlendirilmesini ve dosyaların birleştirilmesini talep etti.
İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi, Abdullah Kutalmış Yalçın’ın şikâyeti üzerine açılan 2026/19 esas sayılı davanın, Arı hakkında Rahmi Göktaş’ın şikâyeti üzerine açılan 2025/596 esas sayılı dava ile şahsi, fiili ve hukuki irtibatı bulunduğuna karar vererek dosyaların birleştirilmesine ve yargılamanın 2025/596 esas sayılı dosya üzerinden yürütülmesine hükmetti. Karar 12 Şubat 2026’da verildi.