
“TSM Brands” isimli kimya şirketi, Onlar TV yayınında şirket hakkında kullanılan ifadelerin “kişilik haklarını ihlal ettiği” iddiasıyla gazeteciler Murat Ağırel, Barış Pehlivan, Timur Soykan, Barış Terkoğlu ve Şule Aydın’a karşı 1 milyon TL’lik manevi tazminat davası açtı. İlk duruşmada dava usulden reddedildi.
“TSM Brands” isimli kimya şirketi gazeteciler Murat Ağırel, Barış Pehlivan, Timur Soykan, Barış Terkoğlu ve Şule Aydın hakkında 1 milyon TL manevi tazminat talebiyle dava açtı.
Dava, Onlar TV’nin 15 Eylül’de yayımlanan “Yeni hamle ne olacak?” başlıklı programında yapılan değerlendirmeler nedeniyle açıldı.
Programda gazeteciler, CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’na ilişkin yargı sürecini ve kurultay tartışmalarını ele aldı. Yayında Barış Terkoğlu, CHP kurultayına ilişkin davalarda yer alan avukat Onur Yusuf Üregen’in aynı zamanda Yerli ve Milli Parti’nin disiplin kurulu üyesi olduğunu söyledi. Terkoğlu, Üregen’in CHP hakkında “organize suç örgütü” ifadesini kullandığını belirterek bu bağlantılar üzerinden Yerli ve Milli Parti Genel Başkanı Teoman Mutlu’ya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Terkoğlu, yayında Yerli ve Milli Parti’yi “tabela partisi” olarak nitelendirdi ve Teoman Mutlu’nun “hayali ihracattan ceza aldığını” söyledi. Halk TV’de yayımlanan bir haberi kaynak gösteren Terkoğlu, daha sonra Mutlu ile bağlantılı olduğunu belirttiği şirketleri araştırdığını anlattı.
Tazminat davası kimya şirketi tarafından açıldı. Dava, program sırasında gazetecilerin iş insanı ve siyasetçi Teoman Mutlu hakkında yaptıkları değerlendirmeler sırasında TSM Brands’a ilişkin kullandıkları ifadelerden kaynaklandı.
Davacı şirket, programda kullanılan, “Teoman Mutlu’nun şirketine baktım. Çerkezköy’de bir fabrikası var” sözlerinin gerçeği yansıtmadığını belirtti. Dilekçede, Teoman Mutlu’nun şirketin yetkilisi veya yönetim kurulu üyesi olmadığı, buna rağmen yayın sırasında TSM Brands’ın sahibi ya da yöneticisiymiş gibi gösterildiği savunuldu.
Dilekçede, programın ilerleyen bölümlerinde kullanılan bazı ifadelerin de şirketin ticari faaliyetlerini hedef aldığı savunuldu. Şirket, “bildiğiniz bavul ticareti yapan” ve “doğru bir ticaret değil”, “bavul ticareti demiş olduğumuz”, “faturanın olmadığı ticaretin yapıldığı bir adres, bir organizasyon var ortada” şeklindeki sözlerin kurumsal itibarı zedelediğini belirtti.
TSM Brands, söz konusu ifadelerin şirketi yasa dışı veya kayıt dışı ticaretle ilişkilendirir nitelikte olduğunu, bu nedenle ticari saygınlığının zarar gördüğünü savundu.
Dilekçede, yayın nedeniyle “şirket hakkında kamuoyunda olumsuz bir algı oluşturulduğu”, kullanılan sözlerin “eleştiri ve ifade özgürlüğü sınırlarını aştığı” ve “kişilik haklarına saldırı niteliği taşıdığı” iddia edildi. Şirket, 1 milyon TL manevi tazminatın yayın tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken tahsil edilmesini talep etti.
DAVA USULDEN REDDEDİLDİ
Şirket ayrıca aynı yayın nedeniyle gazeteciler hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulduğunu da dilekçesinde kaydetti.
Davanın ilk duruşması dün görüldü. Mahkeme, davalı vekili Özge Naz Akkaya’nın yetki itirazını kabul ederek davanın usulden reddine karar verdi. Mahkeme, talep edilmesi halinde dosyanın Anadolu Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine hükmetti.