
Gazeteciler Öznur Değer ve Osman Akın'ın yaptıkları bir işkence haberi nedeniyle yargılandığı davanın ilk duruşması görüldü. Duruşmada haberin hedef gösterme amacıyla değil, işkencenin ortaya çıkarılması amacıyla yapıldığı belirtildi.
JİNNEWS Haber Müdürü Öznur Değer ile Yeni Yaşam Gazetesi eski Yazı İşleri Müdürü Osman Akın hakkında, 16 Temmuz 2024'te Mêrdîn'in Nisêbîn (Nusaybin) ilçesine bağlı kırsal Marînê Mahallesi'nde bir eve yapılan baskında yaşanan işkenceye ilişkin yaptığı haber nedeniyle açılan davanın ilk duruşması görüldü. İşkence faili Kızıltepe Jandarma Komando Tabur Komutanı Kamil Aksoy'un suç duyurusu üzerine "Terörle mücadelede görev almış kişileri hedef gösterme" iddiasıyla açılan davanın duruşması Mardin 2'nci Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Duruşmada Öznur Değer hazır bulunurken, Osman Akın ise katılmadı. Duruşmada Öznur Değer'in avukatları Erdal Kuzu, Ali Kahraman ve Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Mêrdîn Şube Eşbaşkanı Berivan Orhan da katıldı.
Yapılan kimlik tespitinin ardından duruşmaya geçildi. Mahkeme başkanı iddianamenin özetini okuyarak, gelen evrakları okudu. Ardından savunmasını yapmak üzere Öznur Değer'e söz verildi.
‘GAZETECİLİK YAPTIM’
6 yıldır ülkenin birçok yerinde gazetecilik yaptığını belirten Öznur Değer, "Dosyaya konu olay bir gazetecilik faaliyetidir. Olay kapsamında Marînê isimli bir köye jandarma tarafından baskın yapılmış ve köylülere işkence yapılmıştır. Bu bilginin tarafıma ulaşması üzerine köye gittim ve yaptığım görüşmeler çerçevesinde olaya dair bilgileri aldım. Röportajlar aldım. Açık kaynak taraması sonucu isminin Kamil Aksoy olduğunu öğrendiğim Kızıltepe Jandarma Komutanının kadınlara fiziksel işkence yaptığı, tecavüz tehditlerinde bulunduğu beyan edilmiştir. Bu kapsamda yurttaşlar darp raporu da almış, işkence izleri darp raporunda da yer almıştır. Ben gazetecilik faaliyeti yaptım. Gazetecilik faaliyeti kapsamında hareket ettim" ifadelerini kullandı.
'HEDEF GÖSTERME AMACI TAŞIMIYOR’
Öznur Değer'in savunması sırasında araya giren mahkeme başkanı haberde Kamil Aksoy'un fotoğrafının paylaşılıp, paylaşılmadığını sordu. Bunun üzerine savunmasına devam eden Öznur Değer, "Haberde fotoğrafı da kullandım. Zaten Kamil Aksoy'un fotoğrafı açık kaynak taramasında ulaşılabilen fotoğraflardır. Bu nedenle hedef gösterme iddiası gerçeği yansıtmamaktadır. Benim tek amacım mesleki faaliyetimi yerine getirdim. Bahsi geçtiği gibi bir amaç taşımıyor. Ülkede barış ikliminin konuşulduğu şu günlerde işkencelerin olmadığı, basın özgürlüğünün sağlandığı bir dönemin olmasını diliyoruz. Barışı savunan gazeteciler olarak bundan sonraki yargılamalarda da yargılamanın işkenceyi ortaya çıkaran gazetecilere değil, işkenceyi yapanlara dönük olmasını diliyorum. Suçlamaları kabul etmiyorum" dedi.
'İŞKENCE YAPANLAR DEĞİL, ORTAYA ÇIKARANLAR YARGILANIYOR'
Ardından savunma yapan Av. Ali Kahraman, işkence yapanların yargılanmadığını ancak işkenceyi ortaya çıkaranların yargılandığı belirterek, Kamil Aksoy hakkında yapılan suç duyurularını dair devam eden soruşturmanın akıbetinin sorulmasını istediklerini belirtti. Dosyanın içeriğine bakıldığında Öznur Değer'in kastının birini hedef göstermek değil haber yapmak olduğunun görüleceğini söyledi. Kamil Aksoy'un çalıştığı kuruma yazı yazılarak hakkında başlatılan soruşturma kapsamında bir işlem yapılıp, yapıldığının sorulmasını istedi.
'GAZETECİLİK İÇİN TURKUAZ BASIN KARTI MECBURİ DEĞİL"
Ardından savunma yapan Av. Erdal Kuzu da, gazetecilerin sadece basın kanununa tabi olduklarını belirterek, gazetecilerin yasal olarak bir sendika ya da derneğe üye olma zorunluluğu olmadığını söyledi. İletişim Başkanlığı tarafından verilen Turkuaz Basın Kartının sadece devletin resmi programlarının takibi için verilen bir kart olduğunu, İletişim Başkanlığının da bu kartı herkese vermediğini belirten Erdal Kuzu, "Müvekkilin kendi çalıştığı kurumdan aldığı kartı ve üye olduğu gazeteci meslek odalarına ait kartları bulunmaktadır" dedi. Öznur Değer'in kamu adına gazetecilik yaptığını belirten Erdal Kuzu, yapılan haberin gazetecilik faaliyeti olduğunu belirterek, müştekinin kimlik bilgilerinin özel olarak paylaşılmadığını söyledi. Müştekinin kimlik bilgilerinin olaydan önce zaten ulusal gazetelerde geniş bir şekilde yer aldığını ifade eden Erdal Kuzu, Kamil Aksoy'un kimlik bilgileri ve ailesine ilişkin bilgilerin olaydan çok önce yayınlandığı gazeteleri sıraladı.
'KASIT KAMUOYUNU BİLGİLENDİRMEK'
Köylülere dönük işkence haberi ile kamu kurumlarının olayı görmesi ve harekete geçmesinin sağlanmasının amaçlandığını belirten Erdal Kuzu, "Müvekkilin fiili suç değil. Basın özgürlüğü kapsamında ve kamuoyunu bilgilendirme amaçlı yapılan bir haberdir. Müvekkilin kastı kamuoyunu bilgilendirmek, kişiyi hedef göstermek değildir. Özel bir kastının olduğuna dair bir delil bu anlamda dosya kapsamında yoktur. Suçun unsurları dosya kapsamında oluşmamıştır. Nitekim Eskihisar köyünde yaşanan olaya dair bir kısım mağdurların şikayeti üzerine Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatılmıştır. Bu da haberin amacına ulaştığını göstermektedir" dedi. İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin aynı suçlama ile yargılanan bir başka gazeteci hakkında verdiği beraat kararının emsal olduğuna dikkat çeken Erdal Kuzu, yargılanması gerekenin haberi yapan değil, işkenceyi uygulayan kişiler olması gerektiğini belirtti.
'BİR GAZETECİDEN BEKLENENİ YAPTI'
Av. Berivan Orhan da, Öznur Değer'in mesleki faaliyeti nedeniyle yargısal tacize maruz kaldığını belirterek, "Müvekkil bir gazeteciden bekleneni yapmıştır. Susmamıştır" dedi. Öznur Değer'in yaptığı haberin gazetecilik faaliyeti olduğunu belirten Berivan Orhan, dosyada iddia edilen suçun unsurlarının oluşmadığını belirtti.
TALEPLER KABUL EDİLDİ, DURUŞMA ERTELENDİ
İddia makamı eksikliklerin giderilmesini talep ederken, duruşmaya kısa bir ara veren mahkeme heyeti, ardından talepleri kabul ederek, bir sonraki duruşmayı 21 Mayıs gününe erteledi.
Kaynak:https://jinnews21.com/search/content/view/275036?page=1&key=cde3b1fabed27388644a858d428ad473