
Boğaziçi protestolarını izlerken gözaltına alınan gazeteci Can Öztürk ile 14 öğrencinin yargılandığı davada esas hakkındaki mütalaa açıklandı. Savcı Öztürk’ün atılı suçlardan beraatini isterken, öğrencilerin cezalandırılmasını talep etti.
Boğaziçi Üniversitesi’nde Mayıs 2025’teki Nurettin Yıldız’ın konuşma yapması sebebiyle gerçekleşen protestoyu takip ederken gözaltına alınan gazeteci Can Öztürk ile 14 öğrencinin, “görevi yaptırmamak için direnme” ve “kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılma” suçlamalarıyla yargılandığı davanın beşinci duruşması İstanbul 69. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
MLSA’nın savunmanlığını üstlendiği gazeteci Can Öztürk’ün katılmadığı duruşmada yargılanan iki öğrenci ile öğrencilerin avukatları hazır bulundu.
Davaya sonradan polis amiri Mustafa Ermenek de müşteki olarak katılmıştı. Bu sebeple öğrencilerin bir kez daha savunmaları alınmıştı. Ermenek’in Sultan 2. Abdülhamid Han Eğitim ve Araştırma Hastanesinde görmüş olduğu takip ve tedaviye ilişkin evrakları mahkeme tarafından istenmişti. Bu evraklar da rapor hazırlanması için İstanbul Adli Tıp Şube Müdürlüğü’ne yollanmıştı. Bugünkü duruşmada Adli Tıp Şube Müdürlüğü’nün hazırladığı raporun dosyaya gönderildiği duyuruldu. Daha sonra Ermenek’in müşteki olarak davaya eklenmesi sebebiyle ifadesi ikinci kez alınmayan iki öğrencinin savunması soruldu. Onlar da önceki beyanlarını tekrar ettiklerini söyledi.
“MÜŞTEKİ POLİSİN SAĞLIK RAPORLARI ÇELİŞKİLİ”
Öğrencilerin ek savunmalarından sonra avukat Özge Durdu söz aldı. Avukat Durdu, müşteki polis Ermenek hakkındaki raporda basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığının tespit edildiğini, oysa ilk sağlık raporunda yaralandığına dair herhangi bir tespit bulunmadığını aktardı. Avukat Durdu, müşteki Ermenek’in dosyada 26 Haziran 2026 tarihli bir fizik tedavi raporunun da bulunduğunu anımsatarak raporlar arasında çelişki olduğuna dikkat çekti. Öğrencilerin avukatlarından Gamze Serin Şimşek de raporlar arasındaki çelişkiyi dile getirerek bu konuda ayrıntılı bir beyanda bulunacaklarını söyledi.
ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAA AÇIKLANDI
Hâkim, avukatların beyanından sonra duruşma savcısına esas hakkındaki mütalaasının hazır olup olmadığını sordu. Savcı da hazır olduğunu belirterek görüşünü açıkladı. Savcı, dosyadaki görüntülerde gazeteci Can Öztürk’ün çekim yaparken görüldüğünü, bu sebeple atılı suçları işlediğine dair cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğini aktardı. Öztürk’ün yüklenen suçu işlediğinin sabit olmaması gerekçesiyle beraatine hükmedilmesini talep etti.
Savcı, yargılanan 14 öğrenci için ise iddianamedeki suçlamayı tekrarladı. Öğrencilerin, müşteki polislerin inşaat çukuruna düşerek ve sıkışarak yaralanmalarına sebebiyet verdiğini iddia eden savcı, bir polisin parmağında kırık oluştuğunu, diğerlerinin de basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde yaralandığını savundu. Savcı, görevi yaptırmamak için direnme suçunda neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama meydana geldiğini öne sürerek ayrıca yaralama suçundan da ceza verilmesi gerektiğini iddia etti. Savcı, 14 öğrencinin Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun 32’nci maddesinde düzenlenen “direnme”, Türk Ceza Kanunu’nun 265’nci maddesinde düzenlenen “görevi yaptırmamak için direnme”, aynı kanunun 86’ncı ve 87’nci maddelerinde düzenlenen “kasten yaralama” ve “neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama” suçlarından ayrı ayrı cezalandırılmalarını talep etti.
Duruşmada hazır bulunan ögrencilerin avukatları da mütalaaya karşı süre istedi. Mahkeme, duruşmaya katılmayan sanıkların ve avukatların mazeretini kabul etti. Sanıkların avukatlarına mütalaaya karşı beyanda bulunmaları için gelecek celseye kadar süre verilmesine hükmeden mahkeme, bir sonraki duruşmanın 11 Ocak 2027 saat 9.30’da görülmesine karar verdi.
NE OLMUŞTU?
Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri, çocukların evlendirilmesini meşru gören söylemleriyle tepki çeken Sosyal Doku Vakfı Başkanı ilahiyatçı Nurettin Yıldız’ın Mayıs 2025’te üniversitede konuşma yapmasını protesto etmek istemiş, bu sebeple kampüste basın açıklaması düzenlemek için bir araya gelmişti.
Protestoyu T24 muhabiri Can Öztürk de takip ediyordu. Eyleme müdahale eden polisler 14 öğrenciyi gözaltına almış, Öztürk’ü de boğazını sıkarak gözaltına alınan öğrencilerin arasına katmıştı. 6 öğrenci tutuklanırken, gazeteci Öztürk ve beraberindeki 8 öğrenci karakola imza vermek ve yurtdışı çıkış yasağı adli kontrol hükümleri uygulanarak serbest bırakılmıştı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, yaşananlara ilişkin iddianame düzenlemiş, gazeteci Öztürk ve öğrenciler hakkında “görevi yaptırmamak için direnme” ve “kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılma” suçlamalarıyla cezalandırma istemişti.
Tutuklu 6 öğrencinin daha sonradan tahliye edildiği davada polisler, müşteki sıfatıyla yer almış, alınan beyanlarında inşaat çukuruna düştüklerini öne sürmüştü. Öğrencilerse polislerin kendilerini çember içine aldığını, burada nefes alamadıklarını anlatmıştı.
Dava kapsamında müşteki polislerin şikâyeti sebebiyle öğrencilerin savunmaları alındıktan sonra polis amiri Mustafa Ermenek’in de şikâyetiyle iddianame düzenlenmiş, o iddianame de görülen dava ile birleştirilmişti. Öğrenciler bu sebeple ikinci kez savunma vermişlerdi.