
Gazeteci Hakan Tosun'un sokakta dövülerek öldürülmesiyle ilgili davada savcı, sanıkların "cinayet" suçundan mahkum edilmesini talep etti. Sanıklar hakkındaki kararın 22 Eylül'de açıklanması bekleniyor.
10 Ekim 2025 tarihinde İstanbul Esenyurt semtinde gazeteci ve video aktivisti Hakan Tosun'un sokakta dövülerek öldürülmesiyle ilgili olarak "cinayet"le suçlanan Abdurrahman Murat ve Adnan Şahin'in yargılamasında savcılık, dava hakkındaki nihai görüşünü sundu. İddianamede yer alan suçlamalar doğrultusunda hazırlanan görüşte, sanıkların eylemleri ile Tosun'un ölümü arasında nedensel bir bağ olduğu ve sanıkların savunmalarının cezai sorumluluktan kaçınmayı amaçladığı belirtildi.
Son duruşma 8 Temmuz 2026 tarihinde Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapıldı. Bu duruşmada, başkanlık eden hakim, savcının nihai görüşünün oturumlar arasında hazırlanması halinde, sanıklar hakkındaki hükmün 22 Eylül'de yapılacak duruşmada verileceğini açıkladı.
Duruşmalar arasında hazırlanan savcının nihai görüşünde, güvenlik kamerası görüntülerine göre sanık Abdurrahman Murat'ın, uyarılarını dikkate almayan Hakan Tosun'a saldırdığı ve Tosun'a ilk vuranın Murat olduğu belirtildi. Savcı, savunmasında, Hakan Tosun'un bu saldırının ardından bir an için küfürlü karşılık vermiş olsa bile, bunun hakaret teşkil etmediğini, aksine sanık Murat'ın haksız tahrikine ve müdahalesine bir tepki olduğunu kaydetti.
"HAKSIZ TAHRİK NEDENİYLE CEZA İNDİRİMİ YAPILMASINA GEREK YOKTUR."
Savcı, diğer sanık Adnan Şahin ile Hakan Tosun arasında herhangi bir sözlü tartışma olmadığını belirterek, Şahin'in Hakan Tosun yerde yatarken ona doğrudan saldırdığını kaydetti. Savcı, bu nedenle Hakan Tosun'un haksız bir eylemde bulunmadığını ve bu durumun sanıklar için ceza indirimi gerektirecek bir durum yaratmadığını vurguladı.
Savcı, güvenlik kamerası kayıtlarının, polis raporlarının ve bilirkişi raporlarının incelenmesi sonucunda, sanık Abdurrahman Murat'ın Tosun'a defalarca tekme ve yumruk attığının ve başını aşağı çekerken tekmelediğinin tespit edildiğini belirtti. Ayrıca, sanık Adnan Şahin'in de Tosun'a tekme attığını, yakasından tuttuğunu, kaldırıp sertçe yere bıraktığını açıkladı. Savcı, sanıkların Hakan Tosun'u yerde, kendini savunamayacak durumda yatarken sürekli olarak yumruk ve tekmelerle dövmelerinin, öldürme niyetlerini gösterdiğini ifade etti.
Savcı, Hakan Tosun'un hayati bir bölge olan kafasına aldığı darbeler, darbelerin niteliği, vücudunun hedef alınan bölgesi, aldığı darbe sayısı ve ölümün bu darbeler sonucu meydana geldiği gerçeğini hatırlatarak, sanıkların eylemleri ile ölüm arasında sebep-sonuç ilişkisi olduğunu belirtti.
OLAYIN ARKA PLANI
Hakan Tosun, 10 Ekim 2025'te İstanbul Esenyurt'ta yaşayan ailesini ziyaret etmek için yola çıktı. Eve dönmeyince ailesi durumu polise bildirdi. Gece yarısına doğru, Esenyurt'ta yerde yatan bir kişiyle ilgili polise iki ihbar yapıldı. Ambulansla yerde yatan kişi Başakşehir Çam ve Sakura Hastanesi'ne götürüldü, ancak üzerinde kimlik veya başka bir şey bulunmadığı için kimliği tespit edilemedi. Bu nedenle, hastane polisi, kişinin hastaneye gelişini saat 02:50 civarında "suç olayı" olarak kaydetti; bu kişi daha sonra Hakan Tosun olarak teşhis edildi. Gözlerinde ve boynunda morluklar bulunan Tosun, bilinci kapalı halde yoğun bakımda tutuluyordu.
Bütün bunlar olurken, ailesi ve akrabaları sosyal medyada Tosun'un nerede olduğunu sormaya başlamıştı. Ailesi, sabah saat 4 civarında polisten gelen bir telefonla Tosun'un hastanede olduğunu öğrendi, ancak hastaneye vardıklarında kayıtlı olmadığı için onu bulamadılar. Kız kardeşi Öznur Tosun kayıp ihbarında bulundu ve bunun üzerine polis parmak izlerini alarak Hakan'ı buldu.
11 Ekim 2025'te polis, Hakan Tosun'a yapılan saldırıya karışan şüphelileri telefonla karakola çağırdı. Abdurrahman Murat ve Adnan Şahin, "kasten yaralama" suçlamasıyla tutuklu yargılanmak üzere cezaevine gönderildi. Bir gün sonra Hakan Tosun, yoğun bakımda verdiği yaşam mücadelesinin ardından hayatını kaybetti.
Tosun'un ölümünden kısa bir süre önce, saldırganları gösteren güvenlik kamerası görüntüleri yayınlandı. Görüntülere göre, Tosun'a saldıran grupta üç kişi vardı. Üçüncü kişi, Tosun'a saldıran ve tutuklanan kişileri taşıyan motosiklet sürücüsüydü. Motosiklet sürücüsü Yusuf Özakdağ, tanık olarak ifade verdikten sonra serbest bırakıldı.
Görüntülerin medyada yayınlanmasının ardından, şüphelilerin akrabalarının, Tosun'un bırakıldığı yeri kaydeden güvenlik kamerasını dükkandan aldıkları ve polise isterlerse gelip alabileceklerini söyledikleri ortaya çıktı.
Hakan Tosun'un cenaze töreni 17 Ekim 2025'te gerçekleşti. Aynı gün, İstanbul Emniyet Müdürlüğü soruşturma sırasında yaşanan olaylarla ilgili resmi bir açıklama yayınladı. Açıklamada, yakındaki bir iş yerinin güvenlik kamerasının kayıt yapmadığı belirtildi. 300 saatlik görüntü kaydı incelendi ve soruşturma dosyasına 12 farklı kameradan alınan görüntüler eklendi. Açıklamada ayrıca, şüphelinin akrabalarının iş yerinin görüntülerini ele geçirmesiyle ilgili soruşturma başlatıldığı, iş yeri sahibi ve şüphelinin iki akrabasının gözaltına alındığı ve adli gözetim altında serbest bırakıldığı kaydedildi.
Hakan Tosun'un avukatları, 23 Ekim 2025 tarihli ilk basın açıklamalarında, delillerin özensiz bir şekilde toplandığını vurgulayarak, Tosun'un küpesinin olay yerinde bir hafta sonra bulunduğunu belirtti. O sırada Tosun'un kimliği ve cüzdanı kayıptı. Çantası ilk olarak hastanede ortaya çıkmış ve daha sonra 15 Ekim'de Mevlana Polis Karakolunda resmi olarak rapor edilmişti.
Tosun'un ailesi, 6 Mart 2026'da Özakdağ hakkında suç duyurusunda bulundu. Dilekçede, Özakdağ'ın durumu sakinleştirmeye çalışmak yerine Tosun'a yapılanları izlediği belirtilerek, "kasten öldürme" suçundan hakkında soruşturma başlatılması talep edildi. Olayın tam olarak aydınlatılması ve saldırganların birbirleriyle veya başkalarıyla temas halinde olup olmadıklarının belirlenmesi için aile, tüm şüphelilerin olay anına ait ve olay öncesi ve sonrası HTS kayıtlarının elde edilmesini ve telefonlarının ele geçirilerek incelenmesini istedi.
Bakırköy Başsavcılığı, Tosun ailesinin şikayetini iletmesinden dört gün sonra soruşturmayı tamamlayarak 10 Mart'ta iddianameyi hazırladı. İddianame, Büyükçekmece Başsavcılığı tarafından hazırlanan ön rapor esas alınarak hazırlandı. İddianamede Abdurrahman Murat ve Adnan Şahin'in "kasten öldürme" suçundan müebbet hapis cezasına çarptırılması talep edildi.
İddianameye temel teşkil eden ön raporda, Tosun'un vücudundaki yaralanmaların yerleri, niteliği ve boyutunun yüzüne aldığı bir darbe ve ardından yere düşmesi sonucu oluşmuş olabileceği öne sürülmüştü. Şüphelilerin eylemlerinin öldürme amacı taşımadığını savunan ön raporda, Tosun da suçlanmıştı. Savcılık, Tosun'un sarhoş olduğu iddiasını desteklemek için, Tosun ile aynı metrobüste bulunan yedi kişiden ifade istemişti.
İddianamede, sanıkların olay yerinde birbirlerine çok yakın durmaları nedeniyle kimin kime vurduğunun tam olarak belli olmadığı belirtildi. Tosun'a vurmadığını iddia eden Abdurrahman Murat, Tosun kendisine doğru yaklaştığı için onu itmek amacıyla bir yumruk attığını söylerken, Adnan Şahin ise yerde yatan Tosun'u kontrol etmek için ayağıyla tekmelediğini iddia etti.
İlk duruşma 6 Mayıs 2026'da yapıldı. Hakan Tosun'un akrabaları ve duruşmayı takip etmek için gelen gazeteciler, adliye binası içinde kalkanlı polis müdahalesine maruz kaldılar. Duruşma sırasında, Tosun'un Esenyurt'a giderken bindiği metrobüsün yolcuları, öldürüldüğü mahallenin sakinleri ve olaya karıştığı söylenen üçüncü bir kişi tanık olarak dinlendi. Dikkat çekici olan, yerel bir tanığın ifade verirken korkudan çocuğu için devlet koruması talep etmesiydi. Duruşmada savcı, tanıklar ve sanıklarla ilgili HTS kayıtlarının dava dosyasına eklenmesini ve üçüncü şüpheli olarak belirlenen Yusuf Özakdağ hakkında soruşturma başlatılıp olayla ilgili olarak sorgulanmasını talep etti. Mahkeme, HTS kayıtlarının dava dosyasına eklenmesi gerektiğine hükmetti.
İkinci duruşma 8 Temmuz 2026'da yapıldı. Bu duruşmada sanıklar ve avukatları, Hakan Tosun'un Esenyurt'a giderken bindiği metrobüste çıkan bir tartışma sırasında başına darbe aldığını iddia ettiler.
Kaynak:https://www.expressioninterrupted.com/prosecutor-announces-final-opinion-in-hakan-tosun-murder-case/