TGS’den 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü raporu

03 Mayıs 2026
TGS’den 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü raporu

Türkiye’de gazeteciler Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nü cezaevlerinde, iktidarın artan baskı, sansür ve tehditleriyle karşılıyor. TGS’nin raporunda TCK 217/A’nın basın ve ifade özgürlüğü önündeki en büyük engel olduğuna dikkat çekildi.

Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın (TGS) hazırladığı Basın Özgürlüğü Raporu Nisan 2025-Nisan 2026 arasında gazetecilere ve basın kurumlarına yönelik hak ihlalleri tablosunu ortaya koydu. Raporda, Türkiye’de 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nün çığa dönüşmüş sorunlarla karşılandığına işaret edilerek “14 gazeteci halen tutuklu. Türkiye, basın özgürlüğü sıralamasında dünyada 180 ülke arasında 163. sıraya geriledi. TCK 217/A ‘Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma’ suçu, başta gazeteciler olmak üzere toplumun tüm kesimlerini ilgilendiren bir problem haline geldi. Basın ve ifade özgürlüğü hedef alınmaya başlandı” denildi.

“MÜNFERİT DEĞİL KURUMSAL”

Her yıl olduğu gibi bu yıl da Türkiyeli gazetecilerin 3 Mayıs’ı soruşturmalar, gözaltılar, tutuklamalar ve adli kontrol tedbirleri altında ve aynı zamanda derinleşen güvencesizlik ve yoksulluk koşulları içinde karşıladığına vurgu yapılarak “Yaşanan ihlaller münferit değil aksine kurumsallaşmış durumda. Özellikle gazetecilik faaliyetleri sistematik biçimde cezai ve idari yaptırımlara konu olmaya devam ediyor” denildi. Basın meslek örgütleri tarafından “Sansür Yasası” olarak nitelendirilen düzenleme kapsamında 2022’de yürürlüğe giren TCK 217/A “Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma” suçuna bu raporda özel bir başlık ayırarak, maddenin uygulanma pratikleri ile gazetecilik üzerindeki etkisini ortaya koymak istedik” denildi.

SANSÜR YASASI: 113 SORUŞTURMA, 6 TUTUKLAMA

Basın meslek örgütleri tarafından “Sansür Yasası” olarak nitelendirdiği ve 2022’de yürürlüğe giren TCK 217/A “Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma” suçuna özel bir başlık ayrıldı. TCK 217/A maddesi kapsamında yürütülen soruşturmalarla haber yapmanın, köşe yazısı kaleme almanın veya eleştirel yorumlarda bulunmanın soruşturma, gözaltı, tutuklama riskleri ile birlikte değerlendirilir hâle geldiğine işaret edildi. Raporda düzenlemenin yürürlüğe girdiği 2022 tarihinden itibaren yaşananlar sıralandı

88 gazeteci hakkında toplam 113 soruşturma başlatıldı

29 gazeteci gözaltına alındı ve altı gazeteci tutuklandı.

Nisan 2025 – Nisan 2026 tarihleri arasında görülen ceza yargılamalarının 16’sında gazetecilerin TCK 217/A suçlaması ile yargılandı. 16 ayrı ceza dava dosyasında 19 gazeteci yargılandı.

Son bir yılda 67 gözaltı işleminden 20’sinin gerekçesi TCK 217/A suçlaması oldu.

1 Nisan 2026 itibarıyla en az 14 gazeteci gazetecilik faaliyetleri nedeniyle cezaevlerinde.

Nisan 2025 – Nisan 2026 döneminde en az 53 gazeteci hakkında soruşturma açıldı, 67 gözaltı işlemi uygulandı. Bu süreçte 19 gazeteci tutuklandı, 15 gazeteci serbest bırakıldı.

En az 34 gazeteci fiziksel saldırıya uğrarken, 22 gazeteci sözlü tehdit ve saldırıya maruz kaldı. İki kuruma yönelik saldırı yaşandı.

RTÜK kararlarıyla toplam 15.154.715 TL idari para cezası uygulandı. Tele1, Halk TV ve SZC TV gibi yayın kuruluşlarına yayın ve program durdurma cezaları verildi.

Bu yıl ayrıca en az yedi internet sitesine erişim engeli getirildi, 41 haber içeriği URL bazında kaldırıldı, sekiz içerik silindi ve 21 X hesabına erişim engeli uygulandı.

İŞSİZLİK, YOKSULLUK VE ÖRGÜTSÜZLÜK KISKACI…

Raporda, bu tablonun Türkiye’de basın özgürlüğü ihlallerinin bireysel vakaların ötesine geçerek sistematik ve kurumsal bir nitelik kazandığını gösterdiğine işaret edilerek “Gazeteciler bu koşullar içinde işsizlik, örgütsüzlük kıskacında. Düşük ücret ve kötü çalışma koşulları, baskıcı uygulamalar birleşiyor ve meslektaşlarımızın yaşam koşullarını ağırlaştırmaya devam ediyor. Gazetecilik faaliyetinin, yalnızca mesleki bir uğraş değil, aynı zamanda demokratik toplum düzeni içinde kamusal hakların korunmasının da temel unsuru olduğunu raporumuz vesilesiyle bir kez daha vurgulamak istiyoruz” denildi. Yapılan anketin gazetecilerin açlık ve yoksulluk sınırında bir gelirle hayatta kalmaya çalıştığına işaret ettiği belirtilerek “Gazeteciler, enflasyon karşısında eriyen gelirlerinin önemli kısmını barınma/kiraya veriyor” denildi. Gazetecilik faaliyetinin anayasal güvencesinin hiçe sayıldığı bir düzende, demokratik hak ve özgürlüklerin de korunamayacağı açık olduğunun altı çizilerek “Gelecek yıl 3 Mayıs’ta, basın ve ifade özgürlüğünün korunduğu, hukuk devleti işleyişinin tesis edildiği, gazetecilerin insanca çalışma ve yaşama taleplerinde kazanımlar elde ettikleri bir tablonun raporunu yayınlayabilmek temennisiyle tüm meslektaşlarımızı sendikalı olmaya, mücadele etmeye ve birlikte kazanmaya çağırıyoruz” ifadelerine yer verildi.

Kaynak:https://www.evrensel.net/haber/5982289/tgsden-3-mayis-dunya-basin-ozgurlugu-raporu-basin-ve-ifade-ozgurlugu-onundeki-son-engel-tck-217a