Uluslararası Af Örgütü'nden Alican Uludağ'ın duruşması öncesi çağrı

20 Mayıs 2026
Uluslararası Af Örgütü'nden Alican Uludağ'ın duruşması öncesi çağrı

Sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek tutuklanan gazeteci Alican Uludağ’ın yarın görülecek olan davası öncesinde açıklama yapan Uluslararası Af Örgütü, Uludağ'a yöneltilen suçlamaların dayanıksız olduğunu belirterek derhal ve koşulsuz serbest bırakılması çağrısında bulundu. Örgüt, Türkiye'de gazetecilere yönelik baskıların son bulması gerektiğini belirterek; Türkiye'deki yetkililere, muhalefet üzerinde caydırıcı etki yaratan ve gazetecileri susturmak için araçsallaştırılan TCK'daki ilgili ceza maddelerini yürürlükten kaldırma çağrısı yaptı.

Gazeteci Alican Uludağ’ın 21 tanesi 2025 yılına, biri tanesi de Şubat 2026’ya ait olan toplam 22 sosyal medya paylaşımı gerekçe gösterilerek tutuklu yargılandığı davanın ilk duruşması, 21 Mayıs’ta Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülecek. Gazeteci Uludağ' a “Cumhurbaşkanına hakaret”, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ve “yargı mensuplarını alenen aşağılama” suçlamaları yöneltildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, suçların birden fazla kez işlendiği öne sürülerek zincirleme suç hükümlerinin uygulanması talep edildi. 

"YALNIZCA GAZETECİLİK YAPTIĞI İ̇ÇİN KRİMİNALİZE EDİLİYOR”

Dava öncesinde değerlendirmelerde bulunan Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi Direktörü Ruhat Sena Akşener, yalnızca mesleki faaliyetleri nedeniyle hak ihlaline uğrayan ve özgürlüğünden mahrum bırakılan tüm medya çalışanlarının serbest bırakılması gerektiğini ifade etti. Yasaların kötüye kullanılmasıyla açılan davaların düşürülmesi gerektiğini belirten Akşener, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Alican Uludağ da bu gazetecilerden biri. Yetkililer, Alican Uludağ’ı derhal ve koşulsuz serbest bırakmalı, bu davadaki suçlamalar düşürülmeli."

TCK'DAKİ ÜÇ MADDE İÇİN YÜRÜRLÜKTEN KALDIRMA ÇAĞRISI

Uluslararası Af Örgütü, Türk Ceza Kanunu'nda yer alan ve ifade özgürlüğünü kısıtladığı belirtilen bazı maddelerin yürürlükten kaldırılması gerektiğine dikkat çekti. Özellikle TCK'nın 217/A (halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma), 299 (Cumhurbaşkanına hakaret) ve 301 (Türk milletini ve devletin organlarını aşağılama) maddelerinin, uluslararası insan hakları hukukuyla bağdaşmadığı ifade edildi. Adalet Bakanlığı’nın verilerine atıfta bulunulan açıklamada, yalnızca 2024 yılında 55 binden fazla kişi hakkında bu suçlardan soruşturma açıldığı ve 17 bin 895 kişi hakkında dava açıldığı hatırlatıldı.

Kamuoyunda "dezenformasyon yasası" olarak bilinen TCK 217/A maddesine yönelik eleştirilerini dile getiren Ruhat Sena Akşener, yasanın çıkış sürecindeki iddiaları ve mevcut uygulamayı şu sözlerle eleştirdi:

"Hükümet yetkilileri, yasa kapsamında gazetecilerin yargılanmayacağını öne sürmüştü. Ancak son dört yılda bu madde kapsamında, ifadelerin hangi bölümünün yanlış veya yanıltıcı olduğunu ortaya koyan belirli kanıtlar olmaksızın gazeteciler hedef alınıyor."

"PAYLAŞIMLAR İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ KAPSAMINDA"

Dava dosyasında yer alan 22 sosyal medya paylaşımının yazılı dökümünü incelediklerini açıklayan Uluslararası Af Örgütü, bu ifadelerin hem Uluslararası Medeni ve Siyasal Haklar Sözleşmesi’nin 19. Maddesi hem de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10. Maddesi ile güvence altına alınan ifade özgürlüğü sınırları içinde kaldığını vurguladı. Örgüt, gazetecilerin susturulması ve toplumda caydırıcı bir etki yaratılması amacıyla araçsallaştırılan bu yargılama süreçlerine ve keyfi tutukluluk haline son verilmesi yönündeki çağrısını yineledi.

Kaynak:https://t24.com.tr/gundem/uluslararasi-af-orgutunden-cagri-gazeteci-alican-uludag-derhal-serbest-birakilmali,1323297?_t=1779276867961