
Gazeteci Alican Uludağ hakkında hazırlanan iddianame kabul edildi. İstanbul 26. Asliye Ceza Mahkemesi, yetkisizlik kararı vererek dosyayı Ankara’ya gönderdi ancak gazetecinin tutukluluğunu sonlandırmadı.
Gazeteci Alican Uludağ’ın sosyal medya paylaşımları nedeniyle 20 Şubat’tan bu yana tutuklu bulunduğu davada iddianame kabul edildi. İstanbul 26. Asliye Ceza Mahkemesi, Uludağ hakkında “Cumhurbaşkanına alenen hakaret”, “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ve devletin yargı organlarını alenen aşağılama” ve “yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamalarıyla hazırlanan dosyayı inceledi. Savcılık, Uludağ’ın toplam 19,5 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti.
"YETKİM YOK" DEDİ AMA TAHLİYE ETMEDİ
İddianameyi kabul eden mahkeme, Uludağ’ın ikamet adresinin Ankara olması ve paylaşımların bu şehirden yapılması nedeniyle "yetkisizlik" kararı verdi. Dosyanın yetkili merci olan Ankara Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesine hükmeden İstanbul mahkemesi, buna rağmen gazetecinin tahliye talebini reddetti.
EVDE GÖZALTINA "YAKALANMA" DENİLDİ
Kararda dikkat çeken ayrıntılardan biri de Uludağ’ın tutukluluk halinin devamına ilişkin sunulan gerekçe oldu. Uludağ, Ankara’daki evinde gözaltına alınmış olmasına rağmen mahkeme kararında gazetecinin “kolluk marifetiyle yakalandığı” öne sürüldü. Mahkeme, bu durumu “kaçma ve saklanma şüphesi” olarak yorumlayarak kuvvetli suç şüphesinin varlığı iddiasıyla tutukluluğun devamına hükmetti.
GAZETECİLİK SUÇ SAYILDI
Müşteki koltuğunda AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yer aldığı 9 sayfalık iddianamede, Uludağ’ın 22 farklı sosyal medya paylaşımı delil olarak sunuldu. Suçlama konusu yapılan içerikler arasında yargıdaki yapılanmalar, MHP lideri Devlet Bahçeli’nin açıklamaları ve güncel siyasi gelişmelere dair gazetecilik faaliyetleri kapsamındaki yorumlar yer aldı. Savcılık, bu paylaşımların “eleştiri sınırlarını aştığını” ve “toplumda endişe yaratma amacı taşıdığını” iddia etti.
AVUKAT YALÇIN: TARİHLERDE ÇELİŞKİ VAR
Kısa Dalga’dan Canan Coşkun’un haberine göre, Alican Uludağ’ın avukatı Abbas Yalçın, iddianamedeki tarihsel hatalara dikkat çekti. Savcılığın bazı soruşturma izinleri için 2025 yılına ait tarihler verdiğini belirten Yalçın, gerçekte bu izinlerin 2026 yılında alındığını vurgulayarak belgelerdeki tutarsızlıkları eleştirdi.
Dosyanın Ankara’ya ulaşmasının ardından, Uludağ’ın yargılanmasına yetkili mahkemede devam edilecek.