2023 HAZİRAN AYI GAZETECİLERE YÖNELİK HAK İHLALLERİ RAPORU

2023 HAZİRAN AYI GAZETECİLERE YÖNELİK HAK İHLALLERİ RAPORU

DEĞERLENDİRME

Ülke tarihinin en kritik seçimleri olarak nitelendirilen genel seçimleri Mayıs ayı içerisinde geride bıraktık. Seçimler geride kalsa da etkilerini daha ilk aydan, yani Haziran’la birlikte görmeye başladık. Her seçime bir yenilenme, bir soluk, bir toparlanma gözüyle bakılır dünyada. Ancak bu durum Türkiye için pek geçerli değil. Yeni hükümetlerin, yeni iktidarların ülkedeki her soruna dair ekonomiden sosyal hayata, ekolojiden teknolojiye insan hayatını ilgilendiren, etkileyen her alanda belli vaatleri vardır. Siyaseti şekillendiren temel şey de bu. Ancak gündeme alınmayan ya da ajandası olmayan tek konu basın ve ifade özgürlüğü, hatta aksine bu alanda her seçim sonrası bir basamak daha geriliyoruz, bu da başlı başına Türkiye'de basın ve ifadeye özgürlüğünün, gazeteciliğin ve gazetecilik yapmanın ne demek olduğunu göstermeye yeten bir durum. Haziran ayı ile birlikte bu söylediklerimiz zaten hem cezaevindeki gazeteciler hem dışarıda gazetecilik yapmaya çalışan gazetecilerin durumunu göz önüne alındığında çok daha açık bir şekilde ortaya çıkıyor.

Seçimin hemen ertesinde kurulan yeni iktidarın, yeni kabinenin; ülke adına, ülkedeki gazetecilik adına, basın ve ifade özgürlüğü adına ne gibi vaatleri var bunu hiç duymadık, tam aksine özellikle sosyal medya ile başlayan yine baskılama haliyle karşı karşıya kaldık. Bunu tabii ki beraberinde tutuklu gazetecilere dönük hak ihlalleri takip etti. Hem cezaevi koşulları, hem iletişim hakkının ihlali ki tutuklu gazetecilerin yaşadığı ihlallerin en başında geliyor bunlar. Bu iki temel sorunla birlikte gazetecilerin içeride yaşadığı sıkıntıların katbekat arttığını sadece Haziran ayı içerisinde raporlaştırmak bizler açısından kötü.

Yine diğer aylardan farklı olmayan şeyler yaşadık. Toplumsal olaylarda haber takibi yapan muhabirlerin, gazetecilerin çoğu yine ya şiddet gördü ya da bir şekilde engellendi. Kamu çalışanları ile ilgili haber yapan gazeteciler saldırıya uğradı, şiddete maruz kaldı ki, Bitlis Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Sinan Aygül'ün uğradığı saldırı bunun en açık örneği. Bu saldırıyı bu rapor yoluyla bir kez daha kınıyoruz, lanetliyoruz. Yargılama sürecinde meslektaşımızın yanında olacağız. Bütün basın meslek örgütlerinin olması gerektiği gibi. Bu fiziksel saldırı gazeteciliğe dönük bugüne kadar yaratılan ve her geçen gün büyütülen şiddet dilinin vücut bulmuş halidir. Bizler açısından esas olan gazeteciliktir, esas olan hakikati savunmaktır zira gazetecilerin şu an içeride olması da bunun yegane kanıtıdır.

Ülkedeki tutuklu gazeteci sayısı 1 Temmuz 2023 itibariyle 75 olarak Haziran raporumuza yansıdı. Basın özgürlüğü karnesine bu şekilde yansıması gazetecilik açısından üzücü bir durum ancak bizler bu durumun düzelmesi için gerekirse bütün basın meslek örgütleriyle dayanışma halinde olacağız ve bu halin sona ermesi için mücadele etmeye devam edeceğiz.

11 Temmuz, bu ülkedeki gazetecilik tarihi açısından önemli bir gün olacak. 1 yıl 1 ay sonunda tutuklu 15 gazetecinin ilk duruşması görülecek o tarihte. Bir yıldan fazladır içeride tutulan gazeteciler haber kaynakları ile görüştükleri için, program yaptıkları için, programına aldıkları konuklar gerekçesiyle ki iddianameden bunu anlıyoruz, bu kadar uzun süredir tutuklu. Bu gerekçelerle bir yıldan fazladır tutuklu olan gazeteciler ilk defa hakim karşısına çıkacak, meslektaşlarımızın serbest bırakılması hem gazetecilik adına hem de Türkiye evrensel basın ölçülerinde hanesine yazılabilecek artı bir durum olacaktır.